Aralık-Ocak 2009
Mimarlık Örgütlenmesinin 100. Yılında “Mimarın Düşü” Eseri Seslendirildi
MERKEZDEN
ULUSLARARASI İLİŞKİLER
SMGM ÇALIŞMALARI

Mimarlık Örgütlenmesinin 100. Yılında “Mimarın Düşü” Eseri Seslendirildi

Mimarlar Odası’nın örgütlenmesinin 100. yılı 22 Ekim 2008 tarihinde besteci Kâmran İnce tarafından özel olarak bestelenen ve “Geçmişten Günümüze Anadolu’nun Yapı Ustalarına” adanan “Mimarın Düşü” eserinin seslendirilişi ile kutlandı. Kâmran İnce’nin İstanbul Modern Müzik Topluluğu ve Cihat Aşkın ile seslendirdiği bu özel bestenin ardından sanatçının “Kayıp Dünya için Müzik” adlı eseri çalındı. Tilbe Saran’ın sunuculuğunda gerçekleşen gecede Mimarlar Odası Genel Başkanı Bülend Tuna ve İTÜ Mimarlık Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Afife Batur açılış konuşmalarını yaptılar. Mimarların yanısıra, müzik ve sanat çevrelerinin de katıldığı gecede, 1908 öncesinden bugüne, mimar, mühendis örgütlenmesinin ve tarihin önemli köşe taşlarını aktaran görsel bir sunum da gerçekleşti. “Mimarın Düşü” eserini dinlemek için www.mo.org.tr adresini ziyaret edebilirsiniz. Açılış konuşmasında Bülend Tuna şu görüşleri dile getirdi:

Bundan 100 yıl önce tarihimizin çok önemli bir dönüm noktasını, 1908’i yaşadık. Yüzlerce yıllık düşünce ve yönetim sistemi değişmeye, kitleler daha fazla özgürlük istemeye başlamışlardı, üstelik bunu açıkça dile getirmekten de çekinmiyorlardı. Bu toplumsal gelişmelerin ışığında mesleğimizle ilgili çok önemli bir gelişme de yaşanıyordu. 28 Ağustos 1908 tarihinde Sirkeci Garı’nın bahçesinde toplanan 11 mimar ve 11 mühendis Osmanlı Mimar ve Mühendis Cemiyeti’ni kurmak için biraraya gelmişlerdi. Örgütlenme girişimini başlatan dönemin öncü isimlerini, Mimar Vedat ve Mimar Kemalettin’in de aralarında bulunduğu bu değerli meslektaşlarımızı saygıyla anıyoruz.

Bu topraklarda elbette çok önceleri de yapı ustalarının, mimarların bir arada nasıl çalışacaklarını, mesleklerini nasıl yapacaklarını gündeme alan örgütlenmeler vardı. Bunların bir kısmını bilebiliyoruz, bir kısmı ise hâlâ daha tarihin derinliklerinde bir gün bizim onları aydınlatacağımız anı bekliyorlar. 1908 öncesi Osmanlı dönemi içerisinde de değişik mimar örgütlenmelerinin olduğunu biliyoruz. Ama 1908’in önemi modern anlamda bir meslek örgütünün ilk atılımını yapmış olmasından kaynaklanmaktadır.
Sizlerin de bildiği gibi üzerinde yaşadığımız bu topraklarda binlerce yıldır değişik kültürler eserler yaratmıştır. Bizlere bıraktıkları mimari miras, sahip olmakla onur duyduğumuz kültür zenginliğimizdir, bize gurur vermektedir. Mimarlar Odası, bu sahiplik ve benimseme duygularıyla, Anadolu’nun tüm mimari mirasını kucakladığını işaret etmek üzere kendisine amblem olarak Megaron’u seçmiştir.

Kültür coğrafyamızın zengin arkeolojik ve mimari mirası içerisinde Çatalhöyük’ten Hititlere, Roma ve Selçuklu’dan Osmanlı‘ya kadar, bizlere emanet edilen sayısız başyapıt bulunmaktadır. Bu yapıtların kuşkusuz mimarları ve yapı ustaları vardı. Ustalığı aktaran bir geleneği vardı. Yöreyi, yöre malzemesini tanıyan, yapı yapmayı bilen, ustalığını detaya, nakışa varıncaya kadar gösterebilen ve bize övünülecek yapılar bırakan bu yapı ustalarını saygıyla anıyoruz.

Biz bugünün mimarları kendimizi bu geleneğin mirasçısı sayıyor ve bu mirası gelecek kuşaklara sağlıklaştırarak aktarmanın yanı sıra daha da zenginleştirmek göreviyle yükümlü hissediyoruz. Bugün ilk seslendirilişini dinleyeceğimiz “Mimarın Düşü” eserine “Geçmişten günümüze Anadolu’nun yapı ustalarına adanmıştır” ithafını önermemizin arkasında böylesine bir borçluluk duygusu yatmaktadır.

Bu önemli yıldönümümüzü anlamlandıran katkıları için değerli besteci Kâmran İnce’ye, değerli sanatçı Cihat Aşkın’a ve İstanbul Modern Müzik Topluluğu’na teşekkürlerimi sunuyorum. Etkinliğimizi destekleyen Çanakkale Seramik / Kalebodur’a teşekkürlerimi sunuyorum.

Gecemize katılarak bizi onurlandırdınız. Mimarlar Odası sizlerin desteği ve güveni ile bundan sonra da, sağlıklı bir çevrenin, yaşanılır kentlerin, nitelikli ve kimlikli mimarinin toplum ve kamu adına takipçisi olmaya devam edecektir.











ARAMA ARŞİV