|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
“Modernist Açılımda Bir Öncü: SEYFİ ARKAN” Sempozyumu Yapıldı; Sergisi İzleyiciyle Buluştu
MERKEZDEN
SMGM ÇALIŞMALARI
ULUSLARARASI İLİŞKİLER
ŞUBELERDEN YİTİRDİKLERİMİZ
ODA YAYINLARI
|
“Modernist Açılımda Bir Öncü: SEYFİ ARKAN” Sempozyumu Yapıldı; Sergisi İzleyiciyle Buluştu
Mimarlar Odası, Türkiye’nin mimarlık kültürüne katkıda bulunmuş ve bugün hayatta olmayan mimar(lar)ın anısını yaşatmak üzere, 2006 yılında bir Anma Programı’nı kurumsallaştırmanın ilk adımlarını atmıştı. Seçici Kurul bu program için Mimar Kemalettin’i seçmiş ve bu seçim mimarlık kamuoyuna duyurulmuştu. Mimarlar Odası, Anma Programı’nın 2008-2010 döneminde “Atatürk’ün mimarı” olarak bilinen Seyfi Arkan’ı anılmaya değer bulmuştu. Mimarlar Odası’nın bu doğrultuda oluşturduğu Afife Batur, Ali Cengizkan, N. Müge Cengizkan, Derin İnan ve Bülend Tuna’dan bulunduğu Anma Programı Komitesi, “Modernist Açılımda Bir Öncü: SEYFİ ARKAN” temalı bir program belirledi. Bu çerçevede, 2008-2010 yılları arasında, Arkan’ın ilgili tüm kurum ve özel arşivlerde bulunan özgün çizimlerinin eksiksiz envanterinin çıkarılarak sayısal ortama aktarılmasını; ayakta olan yapılarının tespit edilmesi ve fotoğraflanmasını; Arkan’ın yazdığı / Arkan üzerine yazılan yayımlanmış kitap, tez, yazı ve belgelere ulaşmayı; mimarın çalışmalarının yanısıra dönemine de ışık tutan bir sempozyum düzenlemeyi; mimarın tüm çalışmalarını içeren retrospektif bir sergi düzenlemeyi planlamıştı; MSGSÜ Sedat Hakkı Eldem Salonu’nda 22-23 Ocak 2010 tarihlerinde yapılan Sempozyum ve 22 Ocak 2010’da aynı üniversitenin Osman Hamdi Bey Salonu’nda açılan Sergi, bu hazırlık geçmişine dayanmaktaydı. Sempozyum sonrası yayımlanacak Seyfi Arkan kitabı ile Anma Programı tamamlanmış olacak. Kitapta, mimarın yayımlanmış / yayımlanmamış tüm proje, yapı ve imar planlarının arşiv belgeleri ve güncel fotoğraflarıyla derlenecek kataloğunun yanısıra; Türkiye modern mimarlığı ve Arkan üzerine sözü ve çalışmaları olan kişilerin araştırma ve değerlendirmelerini içeren sempozyum bildirileri, Arkan hakkında bugüne kadar yayımlanmış nitelikli makaleler, Arkan’ın hazırladığı raporlar, Arkan’ın ders notları, özel ve kurumsal yazışmaları yer alacak. İçınde Arkan eserlerinin bulunduğu bir mimarlık rehberi ise, başta İstanbul ve Ankara olmak üzere, yapıları kendi kentsel bağlamları içinde ele alacak. Program kapsamında yürütülen çalışmalar ile Seyfi Arkan’ın yaşamı ve yapılarına ilişkin detaylı bilgiye ise şu adresten ulaşılabilir: www.mo.org.tr/anmaprogrami SEMPOZYUM . FİLM . SERGİ Aynı üst başlıkla Ali Cengizkan tarafından yürütülen sempozyum, 22-23 Ocak 2010 tarihleri arasında Arkan’ın 30 yılı aşkın bir süre şehircilik dersleri verdiği Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde gerçekleşti. Açılış oturumunda Komite adına Ali Cengizkan, Genel Başkan Bülend Tuna, Seyfi Arkan’ın oğlu Melih Şallı ve MSGSÜ Mimarlık Fakültesi Dekanı Güzin Konuk konuşmalar yaptılar. Seyfi Arkan üzerine bilgi ve belge toplama çalışmaları sürecinde Arkan’ı yakından tanıyanlar, öğrencisi ve asistanı olmuş kişiler ve aile yakınları ile sözlü tarih çalışmaları yapıldı. Komite adına Derin İnan tarafından hazırlanan ve sözlü tarih çalışmalarından örmekleri de barındıran KISA FİLM, açış oturumunun hemen ardından gösterildi. “1930’LAR VE MODERNİTENİN TÜRKİYE AÇILIMI” başlıklı ilk oturumda İlhan Tekeli, “Seyfi Arkan’ın Yaşamı ve Mimarlığının Toplumsal Bağlamı”nı aktardığı sunuşunda, Arkan’ın biyografisinden yola çıkarak yaşamı ve mimarlığının toplumsal bağlamını araştırmacılar için yeniden kurdu. Bu çerçevede ortaya koyduğu yedi temel soruya yanıt aradı. “TÜRKİYE’DE MODERN MİMARLIK, PLANLAMA VE ARKAN” başlıklı ikinci oturumda ilk sözü alan Afife Batur, hızlı ve etkileri derinlemesine işleyen bir değişim dönemi ve dünya için olduğu kadar Türkiye için de önemi yadsınamaz bir tarih dilimi olan 20. yüzyıla yoğunlaşarak, dönemi ve dönem mimarlığını mercek altına aldı; Arkan’ın bu değişim içindeki rolüne de kısaca değindi. Şengül Öymen Gür, “Seyfi Arkan’ı Yeniden Okumak” başlığı altında, bir mimarın yaşamı ve yapıtları yeniden okunurken hangi bağlamda değerlendirileceğinin önemli olduğunu belirtti. Arkan üzerinde etkili olan kararlar, süreçler ve sonuçları üzerinde durarak, Arkan’ı “bir etkilenmeler yumağı” olarak ele aldı. Ataman Demir, “Güzel Sanatlar Akademisi’ndeki Belgelerde Seyfi Arkan” başlıklı sunuşunda, Arkan’ın Akdemi’nin Personel Dairesi Arşivi’ndeki kişisel dosyasında yer alan belgelerden yararlanarak, mimarlık yaşamının detayları net olarak bilinmeyen Arkan’ın yaşamındaki önemli tarihlere ve olaylara açıklık getirmeye çalıştı. Akademi’de 31 yıl hizmet eden Arkan’ın, neden mimarlık dersleri yerine şehircilik derslerine girdiği / girmesi istendiği üzerine değerlendirmelerde bulundu. 1959’da öğrencisi olan, 1962-63’de asistanı olarak görevlendirilen Ersen Gürsel ise, Arkan’ın kendi kaleminden yazıların yok denecek kadar az olması nedeniyle çok önemli bir belge olan Arkan’ın şehircilik dersleri sırasında bir öğrencisi tarafından titizlikle tutulan ”Ders Notları Defteri”ni değerlendirdi. Arkan’ın kent ve kentsel planlama anlayışına açıklık getirmeye çalıştı. Arkan’ın “kentsel kalite” kavramını henüz 1930’larda gündeme getirmesi ile de şehircilik alanındaki öncülerden biri olduğunu ortaya koydu. “SEYFİ ARKAN HİSTORİYOGRAFİSİ 1: Yapılar, Türler, Belgeler” başlıklı oturumun ilk konuşmacısı Ali Cengizkan, hem Arkan’ın ürünleri arasında önemli bir yer tutan, hem de Türkiye’de devlet eliyle üretilen “modern mimarlık” nesnelerinin ikonik iki örneği sayılabilecek Adana Halkevi ve İzmit Halkevi’ni ele aldı. Bu yapıların, gerek düşünce olarak belirişleri ve programlarının elde edilişi, gerekse üretim süreçlerinin planlanması, yürütülmesi ve yapı olarak elde edilmesi, modern bir düşünme ve örgütlenme süreci olduğunu belirtti. Halûk Zelef, “Mimarlık ve Temsiliyet: Seyfi Arkan ve Devletin Yurtdışında Temsili” başlıklı sunuşunda, 1939 yılında açılan TC Tahran Büyükelçiliği’nin kent içinde ve sayfiyesinde yer alan iki yapısını ele aldı. Temsiliyet görevi üstlenen bu yapıların, biçimsel özellikleri yanında, diplomatik ve hükümet çevrelerinde yarattığı tartışmalar açısından da inceleyerek, Arkan’ın tasarımındaki modernist etkiler yanında, temsil ettiği ülkenin kültürel öğeleri ve yapının yer aldığı yerel bağlamın rolünü de değerlendirdi. Bilge İmamoğlu, “İşçi İçin Tasarlamak: Zonguldak; Üzülmez ve Kozlu Yerleşkeleri” başlıklı sunuşunda, Arkan’ın 1934-36 yılları arasında Zonguldak’ta, Türkiye İş Bankası’nın sahibi olduğu iki maden şirketinin işçileri için tasarladığı büyük ölçekli konut komplekslerini ele aldı. Cumhuriyet devriminin endüstrileşme programı, emek ve sınıf politikaları gibi konularda olduğu kadar, Arkan’ın bu genel bağlam ile kendi tasarım etkinliği arasında kurduğu anlam ilişkisinde, Arkan’ın sahip olduğu “sessiz fakat sıradışı konum”u değerlendirdi. Zafer Akay, “Kendi Evinde Sürgün Modernizm: Arkan'ın 1940 Sonrası Yapıları” başlıklı sunuşunda, Arkan'ın mesleki etkinliğinde bir kırılma noktası oluşturduğu kabul edilen 1940’lı yıllar ve ölümüne kadar geçen sürede ürettiği yapıları gündeme getirdi. Yapı etkinliğinin oldukça azaldığı savaş yıllarında yoğunlaştığı imar planlarına, sonrasında ürettiği az sayıdaki özel konutlara, (İ)ETT Teknik Bürosu için tasarladığı İstanbul’daki birkaç transformatör yapısına ve son dönemde yoğunlaştığı sanayi yapılarına değindi. “SEYFİ ARKAN HİSTORİYOGRAFİSİ 2: YAPILAR, OKUMALAR, DEĞERLER” başlıklı oturumun ilk konuşmacısı Uğur Tanyeli, Arkan tarafından devlet bursuyla çalıştığı Berlin’den 1931 yılında Sedad Hakkı Eldem’e yazılmış üç mektubun yarattığı bağlamda, Arkan ve Eldem arasındaki ilişkiye, Arkan’ın fazlaca bilinmeyen Berlin yıllarına, Poelzig’in ve Lörcher’in yanında yaptığı çalışmalara açıklık getirebilecek ipuçlarını verdi. Mektupların, özel yaşamın detaylarının, bir kişiyi/mimarı daha iyi anlamak üzere farklı disiplinlerin alanına giren araştırma ipuçları barındırdığını belirtti. Esin Boyacıoğlu, “Hans Poelzig’in Öğrencisi Seyfi Arkan’ın Konut Tasarımı” başlıklı sunuşunda, Arkan’ın Akademi’den sonra Berlin Teknik Yüksek Okulu’nda Poelzig’in öğrencisi olması ve bürosunda çalışması ile devam eden eğitim hayatının Arkan mimarlığına etkilerini tartıştı. Genel olarak yapılar ele alındığında, en az etkileşimin konut yapılarında olduğunu belirterek, iki mimarın konut tasarımı konusuna yaklaşımlarını, genel kabullerini gözeterek ele aldı. Bilgen Boyacıoğlu Dündar, “Seyfi Arkan’ın Mimarlığında Türk Evi” sunuşunda, erken Cumhuriyet döneminde sadece Sedad Hakkı Eldem’e referansla okunan Türk Evi’nin Arkan’ın konut mimarlığında ele alınışına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Eldem’in sofa temelli Türk evi okumasına karşılık, Arkan’ın malzeme ve form temelli bir benzerlik yerine mekânsal bir yorum peşinde olduğunu söyledi. “Türk Evi” kavramını Arkan’ın Arkitekt dergilerinde kullandığı biçimiyle kullanarak, beş farklı konut yapısını irdeledi. “SEYFİ ARKAN HİSTORİYOGRAFİSİ 3: YAPILAR: ARKAN MİRASININ KORUNMASI VE DEĞERLERİ” başlıklı oturumun ilk konuşmacısı Emre Madran, Arkan’ın Atatürk’ün kızkardeşi için tasarladığı Makbule Atadan Villası’nın (Camlı Köşk), Cumhurbaşkanlığının üst düzey misafirleri için konut olarak kullanımı için geçirdiği dönüşümü aktardı. Yapının ana tasarım kurgusunun büyük ölçüde okunabildiği, buna karşın iç mekân düzenlemesinde ve mimari elemanlardaki değişimlerin daha yoğun olduğunu belirtti. Göknil Gürbüz, sonradan İller Bankası adını alacak olan Belediyeler Bankası için 1935 yılında açılan yarışmayı kazanan Arkan’ın 1937’de uygulanan projesini ve 1948 yılında idare tarafından talep edilen ve yine Arkan tarafından yapılan tadilat projelerini aktardı. Bu projeler değerlendirildiğine, bankanın iş kapasitesinin artması nedeniyle duyulan mekân ihtiyacına karşın, projedeki işlev çözümlerinin başarısının, binanın günümüzde de etkin olarak kullanılmasında önemli payı olduğunu vurguladı. Ebru Omay Polat, “Modern Konutu Korumak: Üçler Apartmanı ve Ayhan Apartmanı” sunuşunda, modern kimlik arayışı sürecinde üretilen yaşam kültürü ve konut mimarisinin Arkan’ın tasarımlarındaki özgün çözümlerini aktardı. Üçler Apartmanı’nın Türkiye’de modern konutun ikonik yapılarından biri olduğunu; Ayhan Apartmanı’nın ise ekspresyonist yaklaşımıyla mimarın Batılı kaynakları yorumlama yetisini örneklediği belirtti. Son olarak, erken Cumhuriyet döneminin mimarlık tarihi kapsamında değeri olan yapıların korumasını ele aldı. “SEYFİ ARKAN HİSTORİYOGRAFİSİ 4: KATKILAR, KALITLAR VE GELECEK” başlıklı oturumun ilk konuşmacısı Cengiz Bektaş, Denizli’de, aşağı yukarı aynı yıllarda yapılmış iki yapıdan yola çıkarak, 1930’ların başında mimarlık yaşamına atılmış kuşağın ilkelerinin, halk yapı sanatı ilkeleriyle büyük ölçüde çakıştığına ilişkin görüşlerin aktardı. Bu nedenle, geleneğe eklenenlerin bu gerçek modernistler olduğunu söyledi. Abdi Güzer, Türkiye mimarlığının erken Cumhuriyet döneminden başlayarak, bir yandan uluslararası mimarlık ortamı ile bütünleşme, süreklilik oluşturma çabası içine girerken, öte yandan bu yaklaşıma tepki olarak yerel değerlerin öne alındığı yaklaşımları barındırdığı söyledi. Cumhuriyet dönemi mimarlığını herşeyden çok modernizmle yerellik arasında bir çatışma alanı olarak tanımladı. Arkan mimarlığının bu çatışma alanı içinde nitelikli tasarımları ile bir uzlaşma alanını temsil ettiğini, modernizmin bağlamsal dönüşümlerine yönelik özgün bir araştırma birikimi sergilediğini vurguladı. Son oturumda sempozyumun genel bir değerlendirmesini yapan Ali Cengizkan, gerçekleştirilen “Modernist Açılımda Bir Öncü: SEYFİ ARKAN” sempozyumunun bir anma toplantısı olmayıp, aslında gecikmiş bir değerlendirme ve hakkını verme buluşması olduğunu; bu sempozyum ve sonrasında yayımlanacak olan kitap ile Seyfi Arkan üzerine ciddi bilimsel ve eleştirel çalışmaların ne yazık ki henüz başlayabileceğini belirtti. Mimarlar Odası’nı Anma Programı çerçevesindeki ele alışlarının aynı titizlik ve derinlikle gelecek dönemlerde de sürmesi gerektiğini bildirerek, katılımcı, dinleyici ve yürütücülere teşekkür etti. N. Müge Cengizkan, Derin İnan, Bilge İmamoğlu tarafından hazırlanan sergi, Arkan’ın 1931 yılından başlayarak 1966 yılındaki ölümüne kadar ürettiği mimarlık eserlerinin yanısıra, yaşamından kesitlerin aktarıldığı fotoğraflar, Arkan’ın biyografisi ve üretimde bulunduğu dönemin toplumsal, sosyal ve siyasi tarihine ilişkin notları biraraya getiriyor. Sergi için özel olarak Florya Cumhurbaşkanlığı Deniz Köşkü, Adana Halkevi, Cumhuriyetin 10. Yılı Takı ve Camlı Köşk (Makbule Atadan Köşkü) yapılarının maketleri üretildi; sergide bulunan eserler hakkında derlenen tüm yazılı ve görsel belgeler, sadece 3 kopya olarak üretilen “sergi defteri”nde biraraya getirildi. Sergi 14 Şubat 2010 tarihine kadar MSGSÜ Osman Hamdi Bey Salonu’nda izlenebilir.
|
![]() ![]() |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||