MİMARLIK GÜNDEM
Dünya Mimarlık Günü 2025 Dayanıklılık için Tasarım: Çatışma Dönemlerinde Anıları Korumak
Teresa Táboas
“Daha iyi bir dünyanın inşası, ancak mevcut olanlara saygı ve takdirle gerçekleştirilebilir. Bu nedenle, savaş ortamlarında mimarın rolü çok önemlidir. Toprakların tahrip edilmesinin ve belleğin yok sayılmasının olağan bir durum haline gelmesine izin veremeyiz. Bunun yerine, yaratıcı kapasitemizi kullanarak diyalog ve uzlaşmayı teşvik eden alternatifler önermeliyiz.
Mimarlık, gerçekliği dönüştürme ve topluluklar arasında köprüler kurma, yaraları iyileştirme ve umut dolu bir gelecek sunma gücüne sahiptir. Bunlar, bizim disiplinimizi yönlendirmesi gereken mesleki etik ve sorumluluklardır. Bu nedenle, bu kriz anında konuşalım ve harekete geçelim. Daha adil, kapsayıcı ve şefkatli bir dünyaya katkıda bulunmak bizim sorumluluğumuzdur.”
Uluslararası Mimarlar Birliği (UIA), İkinci Dünya Savaşı'nın yol açtığı yıkımın ardından, mesleğimizin çatışmalarla harap olmuş bir dünyanın yeniden inşasında temel bir dayanak haline geldiği bir dönemde kuruldu. Şehirleri, okulları, hastaneleri ve yaşam alanlarını yeniden inşa etme ihtiyacı ortaya çıktı, zira mimarlık bir yıkım aracı değil, yaratıcılığın ve umudun bir taşıyıcısıdır.
Daha iyi bir dünya düşlememize ilham veren ütopyalardan profesyonel uygulamaların pratik yönlerine kadar, çalışmalarımız binaların tasarımının ötesine geçer. Bizler, olası geleceklerin zanaatkârlarıyız. Topluluklar tasarlar, sağlıklı ortamlar yaratır ve bölgesel planlama yoluyla sosyal bütünlüğü gözetiriz. Mimarlar, onurlu ve zenginleştirici bir yaşamı teşvik eden mekânlar ve senaryolar önerirler.
Bu nedenle, mesleki etik kurallarımız savaş ve yıkım zamanlarında bizi harekete geçmeye çağırmalıdır. Belleğin, mirasın ve kolektif kimliğin tehdit altında olduğu bir ortamda sesimizi yükseltmeli ve sorumluluklarımızı dile getirmeliyiz. Birçok yerde, inşa edilmiş olanı yıkmak, yeni bir başlangıç için bir yol olarak sunulmaktadır. Ancak, yıkımın yeniden inşa için bir çözüm olmadığını unutmamak gerekir; bunun yerine, topluluklarımızın bir parçası olan mirası canlandırmanın ve onurlandırmanın yollarını bulmalıyız. Çünkü, Venedik Bienali'nin açılış haftasında 8 Mayıs'ta UNESCO ve UIA tarafından UNESCO'nun Venedik Ofisi'nde (Palazzo Zorzi) düzenlenen yuvarlak masa toplantısında vurgulandığı gibi, her şey mirastır.
Mimarlar olarak, mekânların bütünlüğünü savunmak ve kolektif çabalarla inşa edilmiş olanı korumakla yükümlüyüz. Her taş bir hikâye anlatır ve bu ortamlarda yaşamış olanların hayatlarını yansıtır. Mesleki yetkinliklerimizden biri olan şehircilik, bazen kimlikleri yok eden ve anıları mahveden bir yıkım silahı olarak kullanılır. Bu, görmezden gelemeyeceğimiz bir gerçektir.
UIA Başkanı Regina Gonthier'in belirttiği gibi, “İyi mimari ve kentsel planlama kalite yaratır, yerel halka saygı gösterir, bir yerin özelliklerini, belleğini, tarihini ve kültürünü ortaya çıkarır, kimliğini güçlendirir ve aidiyet duygusu yaratır. Doğal veya beşeri afetlerin yol açtığı yıkımla karşı karşıya kalındığında, yukarıdaki ilkeleri izleyen sorumlu mimari ve kentsel tasarım, yerel toplulukların belirsizlikle yüzleşmesine ve insanlığa olan inancını ve dirençli bir gelecek umudunu geri kazanmasına yardımcı olur”.
İnsanlık tarihinde, 1948’de olduğu gibi, sadece işlevsel ihtiyaçları karşılamayı değil, aynı zamanda toplumsal adaleti ve kültürel mirasın korunmasını da gözeten bir mimariyi savunmak için sesimizi yükselttiğimiz ve bir örgüt kurduğumuz anlar vardır. Bizler kolektif hafızanın koruyucularıyız ve geçmişi gelecekle bütünleştiren çözümler önermeliyiz.
Daha iyi bir dünyanın inşası, ancak mevcut olanlara saygı ve takdirle gerçekleştirilebilir. Bu nedenle, savaş ortamlarında mimarın rolü çok önemlidir. Toprakların tahrip edilmesinin ve belleğin yok sayılmasının olağan bir durum haline gelmesine izin veremeyiz. Bunun yerine, yaratıcı kapasitemizi kullanarak diyalog ve uzlaşmayı teşvik eden alternatifler önermeliyiz.
Mimarlık, gerçekliği dönüştürme ve topluluklar arasında köprüler kurma, yaraları iyileştirme ve umut dolu bir gelecek sunma gücüne sahiptir. Bunlar, bizim disiplinimizi yönlendirmesi gereken mesleki etik ve sorumluluklardır. Bu nedenle, bu kriz anında konuşalım ve harekete geçelim. Daha adil, kapsayıcı ve şefkatli bir dünyaya katkıda bulunmak bizim sorumluluğumuzdur.
*Bu yazı, T. Táboas’ın 6 Ekim 2025 tarihli, “World Architecture Day 2025 Design for strength: Preserving Memories in Times of Conflict” başlıklı metninden çevrilerek hazırlanmıştır: Táboas, Teresa, 06.10.2025, “Preserving Memories in Times of Conflict”, (https://www.uia-architectes.org/en/news/world-architecture-day-2025-design-for-strength/). [Erişim:14.10.2025]
Bu icerik 507 defa görüntülenmiştir.