450
TEMMUZ-AĞUSTOS 2026
 
MİMARLIK'tan

  • Giriş
    Dosya Editörleri: Ayşen Ciravoğlu, Bengüsu Döngül, Yusuf Turhaner



KÜNYE
YAYIN DEĞERLENDİRME

Yaşasın Gençler Geliyor! Diyalogla Mimarlık: Per Se 2015 - 2025

Suha Özkan, Hon. F AIA

Ali Derya Dostoğlu ile Uğur Özer’in kurucuları olduğu Per Se Mimarlık’ın on yıllık mimarlık dökümü, Müge Cengizkan ve Ali Cengizkan editörlüğünde kitaplaştırıldı. Diyalogla Mimarlık: Per Se 2015 – 2025 yayını üzerine değerlendirmelerde bulunan Özkan, kitapta ana gövdeyi oluşturan projelerle birlikte, kitaba içerik, tasarım ve inceleme yazılarıyla katkı sağlayan isimleri paylaşıyor; söyleşi bölümünde dikkat çeken yorumlara değiniyor. On yıllık geçmişe sahip genç ekibin ortaya koyduğu nitelikli işlerin altını çizerek bu yayının genç mimarlar için yol gösterici ve yüreklendirici bir nitelik taşıdığını vurguluyor.

İlk ve bir önceki kitap tanıtımını tam 52 yıl önce Doğan Tekeli - Sami Sisa’nın mimarlıkta 20’nci yıllarının kutlaması için derleyip yayınladıkları Projeler Uygulamalar 1954 – 1974 kitabı (Resim 1) için yazmıştım. O zaman derginin derleyeni Arif Şentek’ti. Onunla birlikte Teknik Sekreter olan ve onun gibi değerli, olağanüstü bir insan, düşünür ve sanatçı olan İbrahim Niyazioğlu o kadar beğenmişti ki bana mimarlık üzerine yazı yazma hevesini aşılamış, ben de tüm yaşamım boyu tükenmez bir tutku ile yazageldim. Aradan geçen 52 yıl sonra Mimarlık dergisi beni bir kitap tanıtımı için onurlandırdı. Kısacası bu tanıtım yarım yüzyıl sonra deneyeceğim ikinci kitap tanıtımı olacak. Sevindim.

Gündemdeki kitap Tekeli - Sisa’nın yirminci yıllarında yayınladıklarının yarısı bir süreyi kapsamakta: Diyalogla Mimarlık: Per Se 2015 - 2025 (Resim 2). Kitabın derleyenleri uzun yıllar ODTÜ Mimarlık Fakültesi Dergisi’nin derleyenliğini yapmış, bu dergiyi uluslararası nitelikteki indekse sokmuş ve o ortamda yayınlanan yazı ve araştırmaların üstün akademik nitelikte olduğunun kanıtı olan bir başvuru ölçütünü sağlamıştır. Ali Cengizkan ile benzeri bir başarıyı Mimarlar Odası’nın Mimarlık dergisinin derleyeni Müge Cengizkan da bu ortamın emeğine çok şey borçlu olduğumuz saygın yöneticilerinden.

Diyalogla Mimarlık kitabının konusu Ali Derya Dostoğlu (d.1986) (Resim 3) ile Uğur Özer’in (d.1986) (Resim 4) on yıllık mimarlık başarılarının dökümü. Kitaba katkıda bulunanlar; yayın yardımcısı Yasemin Özsüt (d.2001) ile Per Se görevlileri Berrin Sezer (d.1981), Uğur Sağlam (d.1998), Samet Şahin (d. 1998) ve Begüm Bayraktar (d. 2001) var. Kitap tasarımcısı Dilara Sezgin (d. 1988) ise Per Se dışından bağımsız tasarımcı. Ne güzel değil mi? Hepsi 21’inci yüzyıl gençleri…

Cengizkanlar Per Se’yi sunarken “Yapılı Çevreyi ‘Çoklu Özne’ Olarak Sahiplenmek” başlıklı sunuş yazısıyla herhangi bir mimarlık değerlendirmesi yapmıyor, yerine “Per Se Mimarlık’ın son on yılda gerçekleştirdiği mimari ve kentsel tasarımlar ile grubun varoluş ve davranış kalıpları, Türkiye mimarlığında yeni kapıların açılmasını sağlayacak. Mimarlık pratiğinin çevre düzenleme etkinliklerinin toplumdaki yerini yüceltmeyi önemsedikleri besbelli. Çünkü benimsedikleri iletişim yoğunlukları, pratiğin yalnızca projecilikle sınırlanamayacağını kanıtlayan girişimci yönleri gerek olası bireysel işverenleri gerekse kamusal yerel ve merkezî yönetimleri etkilemeye çalışan açık kolektif ve kapsayıcı, ama bir o kadar da katılımcı ve ısrarcı müzakere yetenekleri bunu gösteriyor. Bu özelliklerin tümü de Per se’nin mimari tasarımın masada bitmediğini, sonuç ürünle ve hatta sonuç ürünün bu dünyadaki seyahati ve geleceğiyle ilgili olduğunu bildiğini ifade ediyor.” demekteler. (Resim 5, 6)

Kitabın başlığı özenli olarak “diyalog” olsa da tamamı bir “polilog”. Kitabın ana gövdesini oluşturan işverenlerle olan söyleşisinin ilk atışını derleyenler olarak Cengizkanlar yapmakta. Sonra, Begüm Bayraktar tarafından yürütülen Feyha Çelenk ile söyleşi dışında hepsi Yasemin Özsüt güdümünde gerçekleşmiş. Bu söyleşiler gerçekte edim sonrası (post facto) değerlendirmelerdir ki bu çok değerlidir. Çünkü yaşanan süreçler sonunda bu tür değerlendirmeler kimi kez zor, ama çoğunlukla olanaksızdır.

Diyalogla Mimarlık: Per Se 2015 – 2025 bir YEM (Yapı Endüstri Merkezi) yayını. Tamamı A4 boyutundan biraz kısa büyük boy 310 sayfayı bulan kitabın belki dörtte biri bej sayfalar olarak söyleşilere ayrılmıştır. Güzel olan ise yapıyı mimarlık sunumu ile izledikten sonra, “Söyleşi” kesiminin okuru yeniden yapıyı inceleme gereksinmesi yaratmakta; ileri geri hoş bir çapraz inceleme, farklı bir kanı belirleme olanağı sunmakta.

Kitabın dört teması var:

1. Tektonik Yalınkat, Kırsal ile Kentsel Sınırında

2. Yere Bağla(n)mak

3. Kamuya Alan Açmak

4. Çok Aktörlü İşbirliği

Mimarlar ve işverenler dışında kitaba katkı veren önemli kişiler var. Yakından tanıyıp çok takdir ettiğim Han Tümertekin, Ömer Selçuk Baz ve Melis Çankara ile birlikte Haluk Uluşan ve Burcu Göksoy’un yazıları ortama derinlik kazandırmakta.

Ali Derya Dostoğlu’nu bürosunda çalıştıran Tümertekin “Birlikte Çalışacağınız kişiyi Seçmek” söyleşisinde “Bakar bakmaz, öncelikle ‘şu mimarın binası’ denmiyor. ‘Burada nitelikli bir bina var’ deniyor. Arkasından Per Se çıkıyor,” diyerek Per Se mimarlığının açık bir nitelik iletisinin olduğunu vurguluyor.

Baz ise özellikle Cumalıkızık önerisi çerçevesinde, “… o coğrafyaya, o yere, o kültüre ve oradaki sorunlara çözüm arayan bir yapı ve onun yakın çevre ilişkilerinin peyzaj bağlantıları ile çözümlendiği bir sistem” olarak değerlendiriyor.

Cankara ise “Boşluğun İnşası ya da Kamuya Alan Açmak” başlıklı katkısında “Per Se’nin karma kullanımlı kültür yapılarında görülen esnek ve çok işlevli kurgu, bağlamsal duyarlılık, kentsel odak oluşturma, süreklilik ve geçirgenlik ilkelerini sürdürdüğü görülüyor.” diyor.

Uluşan, “Tektonik Okumalar” başlıklı katkısında mimarlık kuramının öncül ve derin örneklerini anıp, “Per Se Mimarlık’ın üretimleri kendini tekrar eden biçimsel bir üslup etrafında değil, malzemenin, topografyanın ve inşai gerçekliğin (tektoniğin) soruşturulduğu ortak bir felsefede şekillenir.” saptaması yapmakta.

Göksoy, “Yere Bağla(n)mak” başlıklı yorumunu, “Kaynakların sorumsuzca tüketildiği, çevresel ve sosyal krizlerle boğuşulan ve inşai faaliyetlerin de sorunun önemli bir kısmını oluşturduğu dünyamızda, yerle ilişkilendirmenin estetik, tektonik ve biçemsel bir konu olduğu kadar müdahalenin dozu, şekli ve yöntemlerine dair etik bir sorunsal olduğunu akılda tutmak gerekir. Per Se yere bağla(n)manın tüm farklı boyutlarını, özgün ve duyarlı bir konumdan araştıran ender mimarlık pratiklerinden biridir.” diye bitirmekte.

Kitap bu genç ortaklığın on yıl gibi kısa bir sürede ne denli başarılara imza attığının nitelikli bir belgelemesi. Özellikle genç mimarları yüreklendirici ve yol gösterici bir görevi var. Bu nedenle YEM’i ve neredeyse işlerinin en öncül basamaklarında olan Per Se’yi kutlamak gerekir.

Bu icerik 49 defa görüntülenmiştir.