450
TEMMUZ-AĞUSTOS 2026
 
MİMARLIK'tan

  • Giriş
    Dosya Editörleri: Ayşen Ciravoğlu, Bengüsu Döngül, Yusuf Turhaner



KÜNYE
YARIŞMALAR

Bodrum Değirmenburnu Tarihî Yel Değirmenleri ve Yakın Çevresi Fikir Projesi Yarışması

Bodrum Belediyesi ve Mimarlar Odası Bodrum Temsilciliği tarafından, Bodrum’un simgesel odaklarından Gümbet Değirmenburnu'nun tarihsel, doğal ve kültürel değerlerine farklı ölçeklerde ve özgün yaklaşımlarla katkı sunmayı amaçlayan Bodrum Değirmenburnu Tarihi Yel Değirmenleri ve Yakın Çevresi Fikir Projesi Yarışması sonuçlandı. Serbest katılımlı, ulusal, tek aşamalı ve ortakçıl olarak açılan yarışmada 76 proje değerlendirmeye alındı; 3 eşdeğer ödül, 5 eşdeğer mansiyon ve 2 satınalma verildi.

DANIŞMAN JÜRİ ÜYELERİ

Tamer Mandalinci (Bodrum Belediye Başkanı), İbrahim Akkaya (BODTO YK Üyesi), Doç. Dr. Devrim Yücel Besim (Mimar, Tarihçi), Ömer Faruk Dengiz (BODER YK Başkanı), Devrim Erbil (Sanatçı), Gamze Esedoğlu, (Bodrum Belediyesi Emlak ve İstimlak Müdürü), Güray Karabağlı (Yarışma Koordinatörü), Prof. Dr. Bekir Özer (Arkeolog, MSKÜ Öğretim Üyesi), Behnan Ç. Tengilimoğlu (Bodrum Belediyesi Plan ve Proje Müdürlüğü), Banu Tok (Bodrum Belediyesi KUDEB Şefi), Sungu Turmuş (Bodrum Belediyesi İmar Müdürü), Ali Rıza Uysal (İnşaat Mühendisi), Taner Uslu (Jeofizik Mühendisi)

ASLİ JÜRİ ÜYELERİ

Jüri Başkanı

Prof. Dr. Zeynep Ş. Enlil (Şehir Plancısı)


Evren Başbuğ (Y. Mimar), Prof. Dr. Deniz Dokgöz (Mimar), Ahmet İğdirligil (Y. Mimar), Hüseyin Sinan Omacan (Y. Mimar), Aslı Özbay (Y. Mimar), Münire Sağat (Peyzaj Mimarı)

YEDEK JÜRİ ÜYELERİ

Mert Uslu (Mimar), Hamdi Erdoğan (Mimar), Şerife Türkderin (Mimar)

RAPORTÖRLER

Betül Demircioğlu (Mimar), Figen Helik (İç Mimar), Pembe Ülgen (Mimar)

RAPORTÖR YARDIMCILARI

Sinan Çiftçi (Mimar), Neslihan Kaya Bostan (Mimar), Yasemin Putgül (Mimar)

EŞDEĞER ÖDÜL

Zeynep Altınbaşlı y. mimar (ekip temsilcisi), Tuna Han Koç mimar

Yardımcılar: Aybüke Meral mimar, Dila Karaş mimar, Feyza Şakar mimar

JÜRİ RAPORUNDAN

Proje, Değirmenburnu'ndaki yel değirmenlerini yalnızca tekil yapılar olarak değil, rüzgâr, topografya, bitki örtüsü ve insan faaliyetlerinin birlikte şekillendirdiği kültürel peyzajın ayrılmaz bir parçası olarak ele almaktadır. Yarışma alanını Bodrum'un kentsel bütünü ve tarihsel katmanlarıyla ilişkilendirerek, değirmenleri daha geniş bir kültürel peyzaj sistemi içerisinde değerlendirmektedir. Tarihsel ve doğal ilişkileri yeniden görünür kılmayı amaçlayan proje, değirmenleri kıyılar, seyir noktaları ve eski yollarla yeniden ilişkilendirmekte; önerdiği ekolojik ve düşük müdahaleli tasarım yaklaşımıyla doğal süreçlerle uyumlu bir koruma anlayışı ortaya koymaktadır. Bodrum Kalesi'nden başlayarak antik surları, kıyıları ve arkeolojik katmanları birbirine bağlayan Kültürel Peyzaj Rotası, alanı izole bir odak olmaktan çıkararak kentsel ölçekte bütüncül bir sisteme dönüştürmektedir. Kıyı ekolojisi, su altyapısı ve mikro havza önerileriyle desteklenen bu yaklaşım, DEİP (Ekolojik İzleme ve Karşılama Platformu) olarak anılan ziyaretçi merkezi bünyesinde önerilen işlevlerle alanın yalnızca korunmasını değil, deneyimlenerek yaşatılmasını da mümkün kılacak önermeler içermektedir. Projenin önemli güçlü yönlerinden biri, sekiz değirmenin farklılaşan tarihsel durumlarını tek bir müdahale anlayışı içinde eşitlemek yerine, her birinin özgün izlerini görünür kılan koruma yaklaşımıdır. Değirmenlerin "hatırlamak", "yaşamak" ve "bırakmak" başlıkları altında ele alınması, projeye kavramsal tutarlılık ve koruma açısından anlamlı bir derinlik kazandırmaktadır. Alanın yaya dolaşımına ağırlık veren kurgusu olumlu bulunmuştur. Ancak alanın erişilebilirliğinin nasıl sağlanacağına dair öneriler yeterince belirgin değildir. Otobüs drop-off noktası ayrılmış olmakla birlikte, ulaşım ve otopark ihtiyacının nasıl sağlanacağına dair bir senaryodan söz edilmemektedir. Her bir değirmenin çevre düzenlemelerinin kendine özgü yapılmış olması, genel dolaşım izinin alanda baskın hale gelmeyen çekinik bir peyzaj öğesi olarak kalması, alana önerilen tek önemli yapısal müdahale olan ziyaretçi merkezinin de bodrumun iklim koşullarına ve ziyaretçi merkezi işlevine uygun, açık ve yarı açık alanlar üreten boşluklu bir yapıda olması ve değirmenler bölgesinden ayrışarak özgün karakterini ortaya koyması olumlu bulunmuştur. Ziyaretçi merkezinin alan bütünündeki peyzaj ve yapısal öğelerle uyumlu şekilde taş, toprak ve ahşap ağırlıklı malzemelerle kurgulanması da olumlu bulunmuştur. Katılımcı Alan Yönetim Senaryosu ve etaplı uygulama modeli, projenin uygulanabilirliği ve uzun dönemli sürdürülebilirliği açısından güçlü bir çerçeve sunmaktadır. Kültürel peyzaj yaklaşımını başarıyla yorumlaması, tarihsel ve doğal katmanlar arasındaki ilişkileri bütüncül bir bakışla ele alması ve insan-doğa etkileşimini yeniden kuran özgün vizyonu nedeniyle proje, eşdeğer ödüle layık görülmüştür.

EŞDEĞER ÖDÜL

M. Batu Kepekçioğlu y. mimar (ekip temsilcisi), Ömer Akman y. peyzaj mimarı, Nihan Balkan y. şehir plancısı, Emre Söylemez y. şehir plancısı, Begüm Diker y. mimar, Laçin Karaöz y. mimar, Nilüfer Baturayoğlu y. mimar, restorasyon uzmanı, Abdüllatif Sarıkaya y. mimar, Beyza Öztürk peyzaj mimarı, Esra Nur Aras mimar, Mustafa Haki Eraslan mimar

Danışmanlar: Faruk Uyan y. mimar, aydınlatma uzmanı, Murat Alaboz inşaat y. mühendisi, Daphne Becket y. mimar, Aliye Ahu Gülümser y. şehir plancısı, Pervin Çelik avukat, Ayşe Dede Kepekcioğlu y. mimar

Yardımcılar: Caner Çakır şehir bölge planlama öğrencisi, Hüseyin Tarhan peyzaj mimarlığı öğrencisi, Zeynep Güneş peyzaj mimarı, Nisa Aktaş şehir bölge planlama öğrencisi, Zehra Saygılı şehir bölge planlama öğrencisi, Bahar Bademcigil mimarlık öğrencisi, İrem Yağmur Seyhan mimar, Batuhan Baturayoğlu mimarlık öğrencisi

JÜRİ RAPORUNDAN

Proje, tarihi değirmenlerin ve kültürel peyzajın ön plana çıkmasını sağlayan, aşırı tasarım eğiliminden kaçınan; yeni yapılaşmayı ise araziye uyumlu, düşük etkili ve ikincil bir unsur olarak kurgulayan ölçülü bir mimari yaklaşım ortaya koymaktadır. Ziyaretçi merkezi ve destek birimleri gibi yeni yapıların, tarihi değirmenlerin siluetini ve kültürel peyzaj değerini gölgelemeyecek biçimde, araziye uyumlu, düşük etkili ve geri planda kalan mekânsal bileşenler olarak tasarlanması; topografyaya minimum müdahale edilmesi, hafriyatın azaltılması, doğal eğimin tasarım girdisi olarak kullanılması ve yapılaşmanın mümkün olan en düşük düzeyde tutulması gibi temel ilkeler olumlu bulunmuştur. Projenin değirmenleri koruma ve kullanma stratejisi, yel değirmenlerinin özgün çalışma prensiplerini ve üretim kültürünü görünür kılmaya odaklanmaktadır. Koruma yaklaşımı, değirmenleri yalnızca fiziksel varlıklar olarak değil, rüzgârla kurdukları mekanik ilişki, üretim süreçleri ve kültürel anlamlarıyla birlikte ele almakta; özgün kullanım senaryolarını güncel ihtiyaçlarla ilişkilendirerek yaşatmayı hedeflemektedir. Bu kapsamda değirmenlere farklı işlevler yüklenirken, her bir yapının özgün karakteri ve koruma durumu gözetilmiş; müdahaleler minimum düzeyde tutularak tarihi kimliğin korunmasına özen gösterilmiştir. Özellikle öğütme işlevinin ve rüzgâr enerjisi üretiminin yeniden yorumlanması, miras değerlerinin yalnızca sergilenmesini değil, deneyimlenmesini ve aktarılmasını sağlayan güçlü bir yaklaşım olarak değerlendirilmiştir. Projenin koruma ve kullanım arasında dengeli bir ilişki kuran, özgün değerleri görünür kılan ve kültürel sürekliliği destekleyen yaklaşımı olumlu bulunmuştur. Projenin kent bütünü ölçeğinde gerçekleştirdiği erişilebilirlik ve bağlantısallık analizleri, alanın Bodrum içindeki konumunu ve potansiyel ilişkilerini ortaya koyması bakımından olumlu değerlendirilmiştir. Bu çerçevede geliştirilen dolaşım ve ulaşım yaklaşımı, Değirmenburnu'nu yalnızca kendi sınırları içinde ele almak yerine, Bodrum'un tarihsel ve mekânsal sistemiyle bütünleşen bir açık alan ağı olarak kurgulamaktadır. Motorlu araç kullanımını alan çeperinde çözerek yaya öncelikli bir dolaşım sistemi öneren proje, değirmenleri antik taş ocağı, kıyı bandı, arkeolojik sit alanı, Antik Halikarnassos Kent Surları ve Bodrum kent merkeziyle ilişkilendiren tematik rotalar geliştirmektedir. Özellikle kuzeydeki arkeolojik alanın yeşil koridor olarak değerlendirilmesi ve bu koridor üzerinden kent merkeziyle kurulan süreklilik, alanın kültürel miras ve ekolojik değerlerini birlikte ele alan bütüncül bir yaklaşım ortaya koymaktadır. Topografyaya duyarlı yaya omurgası, seyir noktaları ve dinlenme alanlarıyla desteklenirken, servis ve bakım erişimlerinin kontrollü biçimde çözümlenmesi ziyaretçi deneyimi ile koruma hedefleri arasında dengeli bir ilişki kurmaktadır. Projenin Değirmenburnu'nu izole bir koruma alanı olmaktan çıkararak Bodrum'un tarihsel çekirdeği ve kamusal yaşamıyla bütünleştiren, yaya öncelikli ve süreklilik sağlayan ulaşım kurgusu başarılı bulunmuştur. Projenin yönetim modeli, alanın uzun dönemli korunması ve sürdürülebilir biçimde işletilmesi için kamu, özel mülk sahipleri ve profesyonel işletmeciler arasında iş birliğine dayalı bütüncül bir çerçeve önermektedir. Mülkiyet yapısını değiştirmeden kullanım haklarının ortak bir yönetim mekanizması altında bir araya getirilmesi, parçalı mülkiyet yapısının oluşturabileceği sorunlara yönelik yapıcı bir çözüm sunmaktadır. Özellikle mülk sahiplerinin koruma sürecine aktif biçimde dahil edilmesi ve hak-sorumluluk dengesinin gözetilmesi, önerinin uygulanabilirliğini güçlendiren önemli bir yaklaşım olarak değerlendirilmiştir. Belediye koordinasyonunda danışma, denetim ve teknik yürütme birimlerinden oluşan çok katmanlı yönetişim modeli, koruma, işletme ve karar alma süreçleri arasında kurumsal bir denge kurmayı amaçlamaktadır. Koruma yatırımlarının sürekliliğini sağlayacak ekonomik mekanizmaların önerilmesi ve ulusal/uluslararası fon kaynaklarından yararlanmaya yönelik perspektif geliştirilmesi de projenin sürdürülebilirlik boyutunu desteklemektedir. Koruma hedefleri ile ekonomik sürdürülebilirliği birlikte ele alan, paydaşlar arasında işbirliğini teşvik eden ve alanın uzun vadeli yönetimine yönelik somut araçlar öneren bu yaklaşım olumlu değerlendirilmiştir. Önerilen yaya dolaşımının önemli ölçüde mevcut izleri takip etmesi ve zeminde çözünebilen doğal malzemelerle oluşturulmuş çekinik bir karakterinin olması, mevcut peyzaja asgari müdahale etmesi açısından olumlu bulunmuştur. Değirmenler bölgesinden belirli ölçüde ayrışarak hem siluette baskın hale gelmeyen hem de kendi yapısal karakterini ortaya koyabilen ziyaretçi merkezinin tek katlı, taş ve ahşap ağırlıklı, kalıcı müdahale oluşturmayan geri döndürülebilir karakteri özellikle olumlu bulunmuştur. Antik taş ocağının oluşturduğu özgün topografyanın da minimum müdahale ile yeniden işlevlendirilmesi ve dolaşım ağına bağlanması olumlu bulunmuştur. Önerinin değirmenleri özgün üretim işlevlerini dönüştürerek ve yeni işlevler ekleyerek koruması, bununla ekonomik bir model önermesi, değirmenler bölgesini koruma ve kullanma dengesi içerisinde asgari müdahale ile koruyarak kentsel yaşama katması nedeniyle uzun vade için dengeli ve yaratıcı bir öneri olarak övülmüş ve eşdeğer ödüle değer görülmüştür.

EŞDEĞER ÖDÜL

Sacit Arda Karaatlı mimar (ekip temsilcisi), Lebriz Atan Karaatlı mimar

Danışmanlar: Cihan Şehla y. şehir plancısı

Proje, yeni yapılar inşa etmeyi değil, topografyanın kendisini mimarlığın asli malzemesine dönüştürmeyi önermektedir. Bu, yalnızca biçimsel değil, düşünsel olarak da önemli bir ayrımdır. Bu yaklaşım, koruma alanına yeni bir siluet eklemek yerine, mevcut siluetin içinde çalışmayı tercih eder. Yapının görünürlüğünü değil, mekânın hissedilişini önceleyen bu tavır sayesinde değirmenler her ölçekte baskın öğe olarak kalmaktadır. Değirmenlerini tek bir döneme sabitlemeyi reddeden "zamansal spektrum" restorasyon felsefesini; istasyonlardaki geçirgen zemin, sökülebilir köprü platformları ve "Karakılçık Hasat Festivali" gibi yaşayan kültürel ritüellerle taçlandırması başarılı bulunmuştur. Proje, Değirmenburnu'nun korunmasını yalnızca mevcut fiziksel dokunun korunması olarak ele almayıp, topoğrafyanın kendi tektoniğini mimari üretimin temel aracı hâline getirerek, doğal peyzaj ile çağdaş müdahale arasında rafine bir ilişki kurmaktadır. Programın büyük bölümü arazi içinde açılan kontrollü yarıklar ve yer altı mekânları içerisinde çözülmüş; böylece yeni yapılaşmanın siluet üzerindeki etkisi en aza indirilirken, değirmenlerin anıtsal varlığı her ölçekte baskın öğe olarak korunmuştur. Öneri, yeni kütleler üretmek yerine zemini işleyen mimari dili sayesinde ziyaretçiyi sürekli topoğrafya, ufuk ve değirmenler arasında kurulan görsel ilişki içinde dolaştırmakta; oluşturduğu kesitler, ışık boşlukları ve vista kurgularıyla mekânsal deneyimi peyzajın ayrılmaz bir parçasına dönüştürmektedir. Proje, kültürel peyzaj, kentsel dayanıklılık ve kamusal alan kesişimini yalnızca mekânsal düzeyde değil, yasal ve ekonomik katmanlarda da kurgulamıştır. Alandaki özel mülkiyet sorununu kamusal erişimi engellemeden çözen "Mülkiyet ve Katkı Skoru Modeli", malikleri "Tarihsel Kurucu, Yelkenli Sahibi, Çatılı Sahibi ve Harabe Sahibi" olarak 4 farklı profilde tanımlayarak; zemin sözleşmesi, bakım ortaklığı ve kültürel ortaklık gibi 4 katmanlı bir sözleşme modeli geliştirmesi, projenin uygulanabilirliğini ve ekonomik sürdürülebilirliğini destekler gözükmektedir. Turizm gelirlerinin %60'ını mülk havuzuna aktararak malikleri koruma sürecine dahil etmektedir. Ancak, restore edilmiş olan 6 numaralı değirmene ayrıcalıklı bir statü tanımlıyor olmasının nedeni anlaşılamamıştır. Bu, ilk bakışta koruma yönünde adım atmış olan mülk sahibini ödüllendirerek diğer değirmenlerin de restore edilerek korunmasını özendiren bir öneri gibi gözükse de bazı değirmenleri "harabe estetiği" yaklaşımı ile ele alarak koruyor olması bu düşünceyle çelişmekte; ayrıcalıklı statü tanımlanarak oluşturulacak vakıfta bu mülk sahibine +1 hisse verilmesi adil bir dağılım gibi gözükmemektedir. Öneri, alanın tümünü aynı yoğunlukta programlamak yerine, ziyaretçi akışını zamana ve kullanım yoğunluğuna göre katmanlaştırmaktadır. Önerilen dolaşım sistemi de benzer bir incelikle tasarlanmış; hareket, doğrusal ve tek yönlü bir gezi rotası olarak kurgulanmak yerine, topoğrafyanın sunduğu doğal eğimler ve vista noktaları üzerinden parçalı bir keşif deneyimine dönüştürülmüştür. Ana omurga ziyaretçiyi yönlendirirken, yan rotalar farklı kullanım senaryolarına ve değirmen çevrelerine kontrollü biçimde dağılmakta; böylece odak noktalarında aşırı yoğunluk oluşmamaktadır. Ulaşım planlamasında, servis, erişim, ziyaretçi dolaşımı ve etkinlik organizasyonu birbirinden ayrıştırılmış; günlük kullanım ile yoğun etkinlik senaryoları aynı mekânsal sistem içerisinde birbirini aksatmadan çalışabilecek şekilde kurgulanmıştır. Bu yaklaşım, önerinin uzun vadeli işletilebilirliği konusuna da odaklandığını göstermektedir. Proje, koruma yaklaşımını yapı ölçeğinden peyzaj ölçeğine taşıyarak, değirmenlerin anlamını yalnızca fiziksel varlıklarında değil, onları tanımlayan topoğrafik ve mekânsal ilişkiler ağında yeniden kurmaktadır. Koruma ile çağdaş mimarlık arasında karşıtlık kurmak yerine, ikisini aynı tektonik dil içinde birleştirebilen bu incelikli yaklaşım; olgun mekânsal kurgusu, yüksek mimari niteliği ve uygulanabilir işletme modeliyle eşdeğer ödüle değer görülmüştür.

EŞDEĞER MANSİYON

Mehmet Erdönmez mimar (ekip temsilcisi), Ayça Bel mimar, Aslıhan Kumru mimar, Batuhan Kumru mimar

Danışmanlar: Emre Eroğlu şehir plancısı, Bora Kaçar Y. inşaat mühendisi

Yardımcılar: Rumeysa Tıpırdamaz mimar, Beyza Günaydın y. iç mimar

EŞDEĞER MANSİYON

Emre Özcan mimar (ekip temsilcisi)

EŞDEĞER MANSİYON

Sevgi Türkkan Sroka mimar (ekip temsilcisi), Çağrı Helvacıoğlu Aydoğu mimar, Beyza Ertek mimar, Ece Engin mimar, şehir bölge plancısı, Bükre Pazar mimar, Danışmanlar: İrem Verdön y. mimar, Şule Kükrer şehir bölge plancısı, Yusuf Reşat Türkkan mimar

EŞDEĞER MANSİYON

Fuat Arabacı mimar (ekip temsilcisi)

Danışmanlar: Coşkun Mecihan mimar

EŞDEĞER MANSİYON

Burak Pelenk mimar (ekip temsilcisi), Nisa Turna Taşdemir peyzaj mimarı, Beyza Erdoğan şehir bölge tasarımcısı

Danışmanlar: Ekin Altınöz şehir bölge tasarımcısı

Yardımcılar: Zeynep İpek Günay mimar, Tan Atayurt mimar, Yeşim Akın mimar

SATINALMA

Gencay Çubuk mimar (ekip temsilcisi), Şükrü Köse mimar, Helin Gündem mimar

SATINALMA

Hüseyin Öztürk peyzaj mimarı (ekip temsilcisi), Selçuk Aksoy peyzaj mimarı

Bu icerik 30 defa görüntülenmiştir.