DOSYA: 450. Sayıyı Kutlarken...
Bir Söylem Aracı Olarak Dergi Kapakları: 1963 - 2026 Mimarlık Dergisi
Çiğdem Karabağ, Dr. Öğr. Gör., İstanbul Kültür Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü, Neslihan Dostoğlu, Prof. Dr., İstanbul Kültür Üniversitesi Mimarlık Bölümü
Kitle iletişim araçlarının, dolaşıma soktukları görsel temsiller aracılığıyla üretildikleri döneme ilişkin güçlü anlamlar ortaya koyma potansiyeline sahip olduğunu vurgulayan yazarlar, Mimarlar Odası tarafından 1963 yılından bu yana yayımlanan Mimarlık dergisinin kapaklarını, mimarlık disiplini bağlamında önemli bir temsil aracı olarak ele alıyor. Çalışma, Mimarlık’ın kapak temsilleri, dergi içeriği ve kapaklara yönelik eleştiriler arasındaki ilişkiyi historiyografik bir okumayla incelemeyi amaçlıyor. Yazıda, kapak temsillerinin yalnızca görsel bir tasarım unsuru değil, mimarlık söyleminin üretimi, dolaşımı ve eleştirel tartışmalarıyla ilişki kuran bir temsil alanı olması konusu tartışmaya açılıyor.
Mimarlık söylemleri, eleştirel pratiğin bileşenleri ile; düşünce, yazı, teori, konuşma ve görsel iletişim kanalları aracılığı ile oluşmaktadır. Mimarlık tarihçisi ve kuramcısı Michael Hays, mimarlığı; algılama, imgeleme ve kavramsallaştırmanın iç içe geçtiği, dünyayı zaman ve mekân kategorileri içinde düzenleyen özgün bir imgelem biçimi olarak tanımlar. Hays’e göre mimarlığın nesnesi tekil bir yapıyla sınırlı değildir; öznenin oluşumundan etik, hukuk, teknoloji ve tarihin kendisine uzanan geniş bir etkiler bütününü kapsar ve bu yaklaşımıyla ilgiyi mimarlığın etki alanlarına yönlendirir [1]. Bu bağlamda mimarlığın etki alanlarının en güçlüsü mimarlık söylemleridir ve bu söylemlerin ana dolaşım aksları, akademik yayınlar, periyodik mimarlık yayınları, yarışmalar, manifestolar vd. olarak sıralanabilir. Bu akslar, mimari düşüncenin pratikteki karşılığının kavramsal olarak bu izlek üzerinde üretildiği, tartışıldığı, eleştirildiği ve anlam kazan(dırıl)dığı bilgi alanlarıdır. Bir diğer anlamda, mimarlık alanına bakışın, kuramsal, eleştirel ve ideolojik çerçevedeki çözümlemesidir. Bu çözümlemeler, mimari üretime anlam kazandırılan bir araç olarak ortaya çıkmaktadır [2]. Bu çerçevede amaçlanan, gerek söylemsel, gerek metinsel, gerekse de bir temsil nesnesi olarak üretilen mimari söylemlerin eleştirel çözümlemesi için bir yaklaşım sağlamaktır. Bu meselenin, söylemin fiziksel bir temsil nesnesine dönüştüğü basım ve baskı teknolojileri (matbaa, tipografi, dijital baskı vb.) ile üretilen temsil nesneleri üzerinden tartışılması önemlidir. Bu yaklaşımda, kültürel bağlam ve eleştirel çözümlemeler ile ele alınan historiyografik (tarihyazımsal) okumalar önem kazanmaktadır [3]. Historiyografik okuma, belirli bir zaman diliminde üretilen temsillerin, dönemin toplumsal, kültürel ve ideolojik dönüşümlerini yansıtan tarihsel belge olarak ele alınmasıdır. Bu türden temsillerin en somut örneklerinden biri olan süreli yayınlar, mimari söylemlerin üretilmesi ve paylaşılması bağlamında 19. yüzyıl Avrupası’nda dönemin en etkin araçları haline gelmiştir [4]. Bilgi - kuram, ideoloji ve eleştiri kesişiminin kilit noktasında yer alan mimari söylem, bu araçlar aracılığıyla farklı bağlamlarla kurulan ilişkiler, teori ve pratikle bütünleşerek bilgi - anlam üretimini gerçekleştirmektedir [5]. Bu üretimler, toplumsal pratiklerin nesneleştirildiği ve anlam taşıyan kitle iletişim araçları ile karşımıza çıkar. Bu etkin dolaşım aksı, görsel kültür bakış açısında; kültür, izleyici, üretici ve dönemsel olgular içerisindeki yaklaşımla değerlendirilebilmektedir.
Bu genel çerçeve, çalışmanın odağındaki Mimarlık dergisi özelinde ele alındığında, derginin iç sayfalarında yürütülen entelektüel tartışmalar ve eleştiriler de kapak görsellerinin düşünsel altyapısı haline gelmektedir; bu temsillere eşlik eden eleştirel içerik, derginin oluşturduğu söylemin güçlü bir yansıması olarak okunmalıdır. Bu çalışma, Mimarlık dergisinin 1963 - 2026 yılları arasında yayımlanan 446 kapak temsilini, historiyografik bir okumayla iki ayrı ilişki ekseni üzerinden ele almayı amaçlamaktadır: kapak - içerik eleştirisi ve kapak - dönem ilişkisi. Bu yaklaşımda Mimarlık dergisinin söylemsel bağlamını oluşturan: dergi ve kapak editörleri, dergi içeriği, kapak temsilleri vd. faktörler bütün bir çerçevede ele alınmaktadır. Colomina'nın da vurguladığı gibi mimarlık, yalnızca inşa edilmiş yapılar aracılığıyla değil; yayınlar, imgeler ve temsil pratikleri üzerinden de üretilen kültürel bir alandır [6].
MİMARLIK DERGİSİ VE SÖYLEMSEL BAĞLAMLARI
Türkiye’de Mimarlar Odası tarafından periyodik olarak 1963 yılından bu yana yayımlanmakta olan
Mimarlık dergisi, mimari söylem üretimi bağlamında önemli bir araçtır
[7]. Bu aracı rol bağlamında
Mimarlık dergisi kapak temsillerinin historiyografik okuması, tarihsel dönem ve toplumsal etkileşimler bağlamı içerisinde yer alması, mimari söylemsel pratiğin izinin sürülmesine de olanak sağlamaktadır.
Mimarlık dergisi kapak temsilleri, zaman zaman dergi içeriğini, zaman zaman da toplumsal olayları çerçeve içerisine alarak mimari söylemsel anlatıların izlerini taşımaktadır.
Türkiye'de öncelikli olarak mimarların birbirleriyle iletişim kurabilecekleri bir platform olarak kurulan Mimar dergisi, 1931 yılında yayımlanmaya başlamıştır. Mimarlık alanındaki ilk uzmanlık yayını olan Mimar dergisi, 1935 yılında Arkitekt adını almıştır [8]. Dergi, Türkiye'de mimarlık kültürünün oluş(turul)masındaki temel yapı taşlarından biri olarak arşivlerdeki yerini almıştır. Türk mimarları için eğitici ve öğretici rol üstlenen dergi aynı zamanda Batı dünyasındaki modern mimarlık üretimlerinin topluma ve mimarlara tanıtımlarını sağlamıştır [9]. 1963 yılında yayımlanmaya başlayan Mimarlık dergisi ise günümüze uzanan yayın sürekliliğiyle Türkiye mimarlık ortamının başlıca süreli yayınlarından biridir. Aynı zamanda dergi, mimarlar arasında disiplinlerarası ilişkileri geliştirmeyi ve mimarlık alanı dışında da ortak bir mimarlık kültürü bilinci oluşturmayı amaçlamıştır [10]. Mimarlar Odası'nın desteğiyle iki ayda bir ücretsiz olarak yayımlanan Mimarlık dergisi, 2013 yılından bu yana 1963'ten günümüze uzanan tüm sayılarını çevrimiçi ve ücretsiz erişime açmış; 2026 yılı Ağustos sayısıyla ise 450. sayısına ulaşmıştır. Türkiye'nin yakın tarihindeki önemli kırılma dönemlerine tanıklık eden dergi, mesleğe ilişkin güncel konular, tartışmalar, araştırmalar ve tematik dosyalarıyla mimarlık ortamı için önemli başvuru kaynaklarından biri niteliğindedir [11]. Derginin söylemsel aksları, barınma hakkı, küreselleşme, kentsel dönüşüm, afet yönetimi, dirençli kentler ve mimarlık eğitimi olarak sıralanabilir. Derginin uzun süredir e-dergi olarak da erişime açık olması ve dijital arşivinin ücretsiz sunulması, yalnızca yayıncılık pratiğine ilişkin teknik bir tercih değil; mimarlık bilgisini daha geniş bir kamusal dolaşıma açan editoryal bir yaklaşım olarak da okunabilir. Bu yaklaşım, derginin farklı disiplinlerden ve geniş bir okur kitlesiyle etkileşim kurabilmesi için önemli bir zemin hazırlamaktadır.
MİMARLIK DERGİSİ KAPAK - İÇERİK İLİŞKİSİNDE BİR HİSTORİYOGRAFİK ANLATI
Altmış üç yıldır kesintisiz yayımlanan bir mimarlık dergisinin kapakları, bir meslek disiplininin kendi tarihini nasıl gördüğünün de sessiz bir tanığıdır. 1963 yılında yayın hayatına başlayan
Mimarlık dergisi ilk yılında altı sayı olarak yayımlanır. 1964 yılında toplam sekiz sayı, 1965 - 1975 yılları arasında yılda toplam on iki sayı yayımlanır. 1963 - 1970 yılları arasında dergide kentleşme, mimarlık eğitimi, mesleki haklar ve sorumluluklar vb. konularda eleştirel yazılar görülmeye başlar. Nitekim İkinci Dünya Savaşı sonrasında tüm Avrupa'da olduğu gibi Türkiye'de de 1950'li ve 1960'lı yıllarda etkisini sürdüren yapı malzemesi ve üretim sorunları, derginin ilk dönem söylemini şekillendiren başlıca tartışma alanlarından biri olmuştur. Bu tartışmalar,
Mimarlık dergisinin ilk dönemlerinde yapı malzemeleri ve yapı üretimlerine ilişkin konuların ağırlık kazanmasına yol açar. 1964 yılı Temmuz ayından itibaren ise derginin her sayısında mimarlık alanını kapsayan temalar belirlenir. Böylelikle dergi içeriğindeki konuların dosya içerisinde birbiri ile ilişkilendirildiği dönem başlamış olur. Dergi, 1970’li yılların başına kadar teknik ve mesleki konuları gündeme getirir.
1970'li yıllardan itibaren Mimarlık dergisi, toplumsal sorunları merkeze alan ve mimarlığın toplumsal sorumluluğunu öne çıkaran bir yayın çizgisi izlemeye başlar [12]. Örneğin 1965 yılının 1. kapağında (15. sayı) yer alan “Mimarlık Mimarlarındır” sloganı, İnşaat Mühendisleri Odası’nın bir sayısında yayımladığı mimarlık projesine tepki sonucu ortaya çıkar. Kapak temsilinde beliren bu çıkış, mimarlık ve mühendislik ihtisas alanlarının sınırlarını belirgin bir biçimde çizer. Derginin bu süreçteki kapak temsillerinde, tarihsel dönem, mimarlık gündemindeki sosyal ve kültürel sorunlar illüstrasyon tekniği kullanılarak yansıtılır. Bu aralıktaki kapak temsilleri çoğunlukla dergi içeriğinde yer alan “Olaylar ve Yankıları” bölümü ile ilişkilidir. Ancak bu zamana kadar içerikte dergiye yönelik eleştiri yazıları yer almaz. 1980'li yıllarda oluşan politik belirsizlik ortamında şekillenen postmodern dönemin Türkiye'sinde, liberal ekonomi politikaları, sivil toplum hareketleri ve farklı toplumsal düşünce çevrelerinin görünürlük kazanmasıyla birlikte, hem erken Cumhuriyet elitinin hem de geleneksel solun temsil ettiği resmî ideolojiye, kültürel normlara ve yerleşik zihniyet kalıplarına yönelik eleştiriler kamusal alanda giderek daha görünür hale gelmiştir [13]. 1971 yılında (98. sayı) “Olaylar ve Yankıları” bölümünde başlatılan, “Kendi gücümüze dayanalım” isimli kampanyada, mimarların ülkedeki planlamaları kendilerinin yapmak istediklerini ve yabancı mühendis ve uzmanlara ödenen ücretleri protesto eden bir kampanyayı ve sonrasındaki tartışmaları kapak temsiline büyük puntolu satırlar ile yansıtır. Kentleşme, kent planlaması, konut sorunları vb. önemli tartışmalar da kapak temsillerinde yerini alır. Örneğin, 1974 yılında (128. sayı) ulaşım sorunları, (129. sayı) imar mevzuatı, (131. sayı) “Turizm ne getirdi?” (133. sayı) mimarlık ve eğitim gibi başlıklarla derginin kapak temsilleri ile içerik ilişkisi iyice güçlenir. 1976 - 1979 yılları arasında yılda dört sayı olarak yayımlanan dergi, 1980 yılında, dönemin siyasi gelişmeleri nedeniyle, yalnızca bir sayı (162. sayı) olarak çıkabilmiştir.
1980 - 1990 yılları arasında dergi içeriği ve kapak temsilleri arasındaki anlam ilişkisi, “Mimarlık’tan” başlığı altında tanımlanır. Türkiye’de mimari yayıncılık üzerine eleştirel tartışmalar ise, 1984 yılında (200. sayı) Haldun Ertekin ve Üstün Alsaç’ın kaleme aldığı yazılar ve “Türkiye’de Mimari Yayıncılık” başlıklı çok katılımlı söyleşi gibi değerlendirmelerle yayıncılık tarihinde yerini alır. 1985 yılında (211. sayı) kapağındaki yapı görseli altında “Mimarlıkta Eleştiri” başlığı ile vurgulandığı gibi mimarlık üzerine eleştiriler yazılmaya devam eder. 1987 sonrası dergi kapaklarında ise mimarlık bağlamındaki toplumsal konular yerine dergi içeriği ile ilişkili proje başlıklı fotoğraflar yer almaya başlar.
1990 - 2000 yılları arasındaki kapak temsilleri yine “Mimarlık’tan” başlığı altındaki anlatılarla ilişkilendirilir; fotoğrafların bir araya getirilmesiyle oluşturulan kolaj tekniği kullanılır. Dergi yayıncılığına ve dergiye yönelik eleştirel bir diğer yazı, 1995 yılında (262. sayı) yayımlanır. Gürhan Tümer, “Mimar ve Arkitekt Dergilerinin Sayfaları Arasında 50 Yıllık Yolculuk Notları” başlığı altında geçmişe yönelik bir değerlendirme sunar. 1997 yılında (274. sayı) gündemde olan Taksim’e cami inşa etme meselesi, içerikte yer alan eleştirilerle birlikte kapak temsiline, Ayşe Erkmen’in enstalasyonu ile provokatif bir biçimde yansıtılır. Eleştirilerin dergi içeriğinden çıkarak, temsili bir nesneye dönüşümü rahatsız edici olsa da, döneminde ses getirir. Beden ve mekân temasının işlendiği 1997 yılının 277. sayısı bu duruma örnek olarak gösterilebilir. 1998 yılında (280. sayı) Mimarlık dergisi üzerine bir diğer tartışma metni yerini alır. 1999 yılında (286. sayı) Soner Şahin “Nasıl Bir Mimarlık Dergisi?” isimli yazısında derginin yalnızca bir yapı arşivi olduğunu ve tartışma metinlerinin neredeyse hiç yer almadığını belirterek, mimarlık üzerine söz söylemek isteyen herkesin dergiye yazması gerektiğini savunur [14]. Yine 1999 yılında kapak düzeninde yenilenmeler gerçekleşir. Kapaklarda mimari fotoğraflar çeşitli görsel düzenlemelerle içerik konuları ve / veya dosya başlığı altında sunulan proje konuları ile ilişkili yer almaya devam eder.
2000 - 2010 yılları, Mimarlık dergisinin içerik, görsel kimlik ve editoryal yaklaşımında belirgin dönüşümlerin yaşandığı bir dönemdir. 2001 yılının 300. sayısında Türkiye’de mimarlık yayıncılığı ve mimarlık dergilerini kapsayan geriye dönük bir bakış açısı ile ele alınan önemli bir sayı yayımlanır. Bu sayıda Uğur Tanyeli, "Mimarlık'ın 300. Sayısı ve Sektörün Tarihi Bağlamında Bugün, Türkiye'de Mimarlık Dergiciliği" başlıklı yazısında, Mimarlık dergisinin kuruluşundan bu yana sürekli bir kimlik bunalımı içerisinde olduğunu ve kendine özgü bir yayın kimliği oluşturamamasını eleştirir [15]. İzleyen yıllarda ise derginin görsel kimliği ve editoryal yapısında belirgin değişiklikler gerçekleştirilir. Bu sürecin ilk önemli adımı, 2003 yılında yayımlanan 309. sayıyla birlikte kutlanan 40. yıl kapsamında gerçekleştirilir. Derginin kapak tasarımı ve içerik organizasyonu baştan sona yenilenirken, dergi künyesi ilk kez kapak yüzeyine taşınır. Bu düzenlemeyle birlikte derginin adı ve sayısı, kapağın sol kenarında yeni bir tipografiyle dikey olarak konumlandırılır. Kapak temsillerinde artık dosya konuları, etkinlikler, yayın değerlendirmeleri ve güncel tartışmalar mimari fotoğraflar aracılığıyla temsil edilmeye başlanır. Derginin 309. ve 310. sayılarının “Mimarlık’tan” yazısında dergi editörü N. Müge Cengizkan’ın değindiği önemli bir konu, derginin satış ve aboneliğini farklı okur kitlelerine ulaştırma meselesidir. Cengizkan, internet üzerinden dijital yayıncılığa başladıklarını ve mimarlık kültürüne ilgi duyan tüm kitlelere ulaşmayı amaçladıklarını belirtir. Nitekim derginin kuruluşundan bu yana temel hedeflerinden biri, mimarlık disiplininin ötesine geçerek diğer disiplinlere ve topluma ulaşabilmektir [16]. 2008 yılında (341. sayı) söylem ve mimarlık ilişkisini odağına alan dergi, 2009 yılında (348. sayı) ise mimarlık eleştirisini farklı kuramsal perspektiflerden tartışmaya açan kapsamlı bir dosya yayımlamıştır. N. Müge Cengizkan derginin 2010 yılı 354. sayısında; “Türkiye’de mimarlık fakültesi olan her üniversitenin kütüphanelerine, çeşitli belediyelere, kamu kurum ve kuruluşlarına, koruma kurullarına ulaştırılan derginin ürettiği sözün ‘doğru yerlere’ ulaşması çabamızı sürdüreceğiz.” sözleri ile belirtir [17]. Cengizkan'ın bu vurgusu, derginin yalnızca mimarlık ortamına değil, daha geniş bir kamusal ve disiplinlerarası dolaşıma açılma hedefini de ortaya koymaktadır.
Mimarlık dergisi 2010 - 2020 ve sonrasında yılda toplam altı sayı çıkararak yayın hayatına devam eder. Bu süreçte, gerek toplumsal, gerekse de mimarlık alanında yaşanan sıkıntılar yalnızca dergi içerisindeki “Mimarlık’tan” başlığı altında paylaşılır. Mesele kapak temsillerine yansımaz ve kapaklar dergi içeriğinin künyesi ve mimari fotoğraf temsili ile yayımlanmaya devam eder. Ancak 2012 yılında (367. sayı) N. Müge Cengizkan “Mimarlık’tan” bölümünde derginin yayın hayatındaki 50. yılının kutlaması için yapılacak kapak tasarımı yarışmasından söz eder. Bu konu, dergi için bir ilktir. Bir diğer ilk ise 2012'nin 368. sayısında yaşanır: Dergi içeriğine “Tema[s]” bölümü eklenir. Bu bölümde, görsel olana sözden daha fazla önem verilmesi ve her alandan tasarımların yer alması hedeflenir. 2013 yılı (369. sayı) derginin yayın hayatına başlamasının 50. yılıdır ve bu yıla özgü bir kapak tasarımı ile dergi yayımlanır. Yayın değerlendirme ve eleştiri bölümünde, Mimarlık dergisine ve yayıncılığa dair çalışmalar bir sonraki sayı ile birlikte yayımlanır. 2013 yılında (373. ve 374. sayı) Gezi olayları, hem dergi içeriğinde hem de kapaklarında, 1960 - 1970 yıllarındaki kapak temsillerini anımsatan bir duruşla temsil edilir. 2014 - 2015 yıllarında dergi içeriğinde ne kadar toplumsal, politik ve / veya mesleki yönde eleştirel söylemler olsa da, bunların hiçbiri kapak temsillerine yansı(tıl)maz. 2018 yılında 400. sayısına ulaşan dergide, yayıncılık ve dergi eleştirilerini de içeren yazılar ile bugüne kadarki tüm kapaklar birarada okura sunulur. Mimari söylem ve anlatının oluştuğu akslardan biri olan dergi yayıncılığı ve kapak temsillerinin bütünsel bir veri olarak değerlendirilmesinde gerek içerik, gerek kapak düzeni ile derginin sürekli değişim gösterdiği izlenebilmektedir (Resim 1). Bu izlekte derginin içerik ve kapak görsel üretimi arasındaki ilişkide farklı temsil dilleri yer almaktadır. Ancak dergi 40. yılından sonra kapak ve içerik ilişkisini fotoğrafik temsil ile güçlendirmektedir. Historiyografik okumada, Resim 2'nin dönemsel kurgusu da göstermektedir ki, 1963 - 1980 aralığında kapaklar illüstrasyon tekniği ve zaman zaman baskın tipografi kullanımıyla mimarlığı toplumsal - politik bir söylemin doğrudan taşıyıcısına dönüştürürken, 1980 sonrasında bu doğrudan söylem yerini, dergi içeriğiyle örtüşen, daha dolaylı ve estetize edilmiş bir temsil diline bırakmıştır (Resim 2). 1990 yılına kadar içerik ve kapak temsil ilişkisinde daha soyut ve metaforik anlatılar yer alır. Ancak 1987 yılından 2001 yılına kadar dergi kapaklarında sürekli bir temsil arayışı gözlemlenir. 2003 yılı ve sonrasında mimarlık söylem üretimi olarak fotoğrafik temsil dilini kullanmaya başlar ve bu süreklilikte devam eder. Bu fotoğrafik ve yapı odaklı temsil dili 2020 sonrasında da sürmüş; 2023 yılında ülkeyi derinden etkileyen Kahramanmaraş depremlerinin ardından dergi, 430. sayısında afet ve mimarlık ilişkisini kapsamlı biçimde ele almış, 2026 yılı Mart - Nisan sayısında (448. sayı) ise “Krizler Karşısında Mimarlık ve Eğitimi” dosyasıyla afetlere dirençli kentleşme ve mimarlık eğitimi gündemini yeniden kapak - içerik ekseninde buluşturmuştur; böylece derginin kapak temsilleri, güncel toplumsal krizleri mesleki bir çerçevede görünür kılmaya devam etmektedir.
DEĞERLENDİRME
Mimari söylem üretiminin temel dolaşım akslarından biri olan süreli yayınlar, kapak temsilleri aracılığıyla toplum, mimar ve mimarlık disiplini arasındaki ilişkiyi görünür kılan önemli iletişim araçlarıdır. Bu bağlamda
Mimarlık dergisi, kapak temsilleri üzerinden yalnızca yayımlandığı dönemin mimarlık gündemini aktarmamakta; aynı zamanda mimarlık disiplininin toplumsal meselelerle kurduğu ilişkiyi görünür kılan özgün bir söylem alanı oluşturmaktadır. Dergi kapaklarında tercih edilen temsil dili, estetik bir tasarım tercih değil; dönemin ideolojik, kültürel ve mesleki önceliklerini yansıtan tarihsel belgeler olarak okunabilir. Bu historiyografik okuma, kapakların dergi içeriğiyle kurduğu ilişkinin zaman içerisinde değişen temsil stratejilerini ve mimarlık söyleminin dönüşümünü görünür kılmaktadır. Nitekim 450. sayısına ulaşan
Mimarlık dergisi, altmış üç yıllık kesintisiz yayın serüveni boyunca oluşturduğu kapak bütünlüğüyle, mimarlık disiplininin kendi tarihini yalnızca belgeleyen değil, aynı zamanda yeniden üreten ve tartışmaya açan canlı bir söylem alanı olmayı sürdürmektedir.
NOTLAR
[1] Hays, K. M., 2017, “Sonsöz”, Yeni Bir Gündem İnşa Etmek Mimarlık Kuramı 1993 - 2009, A. Krista Sykes (ed.), Göksun Akyürek (çev.), Küre Yayınları, ss.439–442.
[2] Fusco, D. R., 2020, Kitle İletişim Aracı Olarak Mimarlık, Fatma Erkman Akerson (çev.), 1. Basım, Arketon Yayınları, s.62; Colomina, B., 1994, Privacy and publicity: Modern architecture as mass media, MIT Press; Hall, S., 2017, “Temsil İşi”, Temsil Kültürel Temsiller ve Anlamlandırma Uygulamaları, Stuart Hall (ed.), İdil Dündar (çev.), ss.23–98, Pinhan Yayıncılık.
[3] Tanyeli, U., 2023, Mimarlık Düşünmek için Verimli Arızalar, Ankara, Fol Yayınları, 1. Basım, s.40; Tournikiotis, P., 1999, The Historiography of Modern Architecture, MIT Press.
[4] Özgüven, Y.,2020, “Mimarlık Süreli Yayınlarının Tarihsel Bağlamına Dair Bir Değerlendirme: Türkiye’nin İlk Mimarlık Dergileri ve Arkitekt”, Tarih ve Gelecek Dergisi, cilt:6, sayı:2, ss.198–222; Hultzsch, A. (ed.), 2020, “The Origins of the Architectural Magazine in Nineteenth-Century Europe”, The Journal of Architecture, cilt:7, sayı:25.
[5] Spencer, D., 2018, Neoliberalizmin Mimarlığı: Çağdaş Mimarlığın Denetim ve İtaat Aracına Dönüşme Süreci, A. Terzi (çev.), 1. Baskı, İletişim Yayınları.
[6] Colomina, 1994.
[7] Cengizkan, M. N., 2009, “Mimarlar Odası ve Türkiye Mimarlık Ortamına Katkıları”, Türk Kütüphaneciliği cilt:4 sayı:23, ss.907–919.
[8] Bozdoğan, S., 2020, Modernizm ve Ulusun İnşası Erken Cumhuriyet Türkiyesi’nde Mimari Kültür, 5. Basım, Metis Yayınları, s.195.
[9] Özgüven, 2020.
[10] Alemdar, Ü. Y., 2001, “Türkiye’deki Mimarlık Dergileri Üzerine Bir Sınıflama”, Mimarlık, sayı:300, ss.37–41.
[11] Şentek, A., 2001, “Mimarlar Odası, ‘Mimarlık’ ve Mimarlıkta Süreli Yayınlar”, Mimarlık, sayı:300, ss.23–25.
[12] Özdel, İ., 2001, “Türkiye’de Mimarlık Dergiciliği’nin 70 Yılı: Mesleki Örgütlenme Ortamı Olarak Mimarlık Dergileri”, Mimarlık, sayı:300, ss.29–33.
[13] Bozdoğan, S., 1998, “Türk Mimari Kültüründe Modernizm: Genel Bir Bakış”, Türkiye’de Modernleşme ve Ulusal Kimlik, Sibel Bozdoğan (ed.), Reşat Kasaba (ed.), Nurettin Elhüseyni (çev.), ss.118–135, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, s.129.
[14] Şahin, S., 1999, “Nasıl Bir Mimarlık Dergisi?”, Mimarlık, sayı:286, s.64.
[15] Tanyeli, U., 2001, “Mimarlık’ın 300. Sayısı ve Sektörün Tarihi Bağlamında Bugün, Türkiye’de Mimarlık Dergiciliği”, Mimarlık, sayı:300, ss.34–36.
[16] Altıner, T. A., 2001, “Mimarlık Dergilerinin Babıali Serüvenleri Bir Tutkudur Dergi Çıkarmak!”, Mimarlık, sayı:300, ss.44-45.
[17] Cengizkan, M. N., 2010, “Mimarlık’tan”, Mimarlık, sayı:354, s.1.
Bu icerik 74 defa görüntülenmiştir.