450
TEMMUZ-AĞUSTOS 2026
 
MİMARLIK'tan

  • Giriş
    Dosya Editörleri: Ayşen Ciravoğlu, Bengüsu Döngül, Yusuf Turhaner



KÜNYE
DOSYA: 450. Sayıyı Kutlarken...

Gündemimiz: Mimarlık Dergisini Geleceğe Hazırlamak

Bülend Tuna, TMMOB Mimarlar Odası 40. ve 41. Dönem Genel Başkanı

Derginin “450. Sayıyı Kutlarken…” başlıklı Dosyası için hazırladığı yazısında, Mimarlık dergisinin, meslek örgütümüzün temel yayın organlarından biri olduğuna dikkat çeken yazar, derginin içeriği ve niteliklerinin yanında, günümüz şartlarında dijital - basılı yayın ikiliği eksenindeki konumu üzerine de değerlendirmelerde bulunuyor. Mimarlık yayıncılığının emek yoğun sürecini vurgulayan yazar, 63 yıldır yayın hayatını sürdüren dergiye çaba ve katkı sunan geniş ekibi selamlıyor.

Mimarlık dergisinin 450. sayısı elinizde, kutlu olsun. Böylesi simgesel sayılar dergilerin yayın politikalarını irdeleme ve geleceğe ilişkin öngörülerini, projelerini sorgulama fırsatı oluştururlar. Nitekim 300. ve 400. sayıda da benzer şekilde genel bir değerlendirme yapılmış, mimarlık yayıncılığı irdelenmişti. Ayrıca derginin 40. yılında özel bir sayı hazırlanarak (309. sayı) mimarlık yayıncılığı nereye gidiyor başlığıyla geleceğe ilişkin yorumlar alınmış, 50. yılı vesilesiyle ise 2013 yılında Mimarlık dergisine katkı verenlerin görüşleri yayınlanmıştı. Bu değerlendirmelerin yapıldığı sayılarda benim de mimarlık yayıncılığı üzerine düşüncelerim yer almıştı. Bu özel sayı için de yayın kurulunun talebi üzerine kısaca birkaç not aktarmak ve görüşlerimi paylaşmak istedim.

Öncelikle mimarlık yayıncılığının irdelendiği bu sayıda mimarlık yayıncılığının öncüsü Zeki Sayar’a bir saygı selamı göndermek, kendisini saygıyla anmak isterim. Odamızın Anma Programı çerçevesinde Zeki Sayar ve Arkitekt dergisi ele alınmıştı, bir sergi hazırlanmış ve düzenlenen bir sempozyumla mimarlık ortamına katkısı irdelenmişti. Bugün Arkitekt dergisinin ciltleri mimarlık kütüphanelerinde en önemli kaynak yayınlardan birisi olarak kullanıcıların hizmetinde. Ayrıca Mimarlar Odası’nın Arkitekt’i dijital ortama aktarması araştırmacıların daha kolay ulaşabilmesini de sağladı. Mimarlık dergisinin Arkitekt’in misyonunun en önemli taşıyıcısı olması, Zeki Sayar’ın mimarlık meslek örgütlenmesi yönünde yaptığı çabaları da hatırlarsak daha bir anlamlı geliyor.

Mimarlık dergisinin ilk sayısı bilindiği üzere 1963 yılında yayımlandı. 1963 yılından bugüne derginin 63 yıllık yayın hayatı içerisinde, doğal olarak, farklı yayın kurullarının kendi dönemlerine yönelik yorum ve önceliklerinin yansıdığı bir yayın etkinliği sürdürdüğünü, bunun sonuçlarını dergilerdeki yazı seçimlerinden ve üsluplarından izlenebileceğini belirtebiliriz. Mimarlık dergisinin yayın performansını izleyerek Mimarlar Odası’nın örgütsel değişimini, bir başka deyişle Oda’nın ilkeleri çerçevesinde sürekliliğini de gözlemek mümkündür denebilir. Her dönem kendi doğrusu çerçevesinde ürettiğiyle tarihte yerini almıştır; bu birikimin farklı tarihsel yorumlamalara fırsat tanıyabilmesi de Mimarlık dergisi koleksiyonlarının önemini bir kez daha göstermektedir.

Son yıllarda ekonomideki daralmanın etkisiyle yayıncılık sektöründe sıkıntılar yaşanmaya başlanmasına rağmen ülkemizin mimarlık yayıncılığının oldukça verimli olduğunu söyleyebiliriz. Mimarlar Odası yayınlarının, basılı ve / veya dijital ortamdaki yayınlardan farklı özellikleri olması doğal. Bunları açmaya çalışayım.

Meslek Örgütü Dergisi Olarak Mimarlık

Mimarlık dergisinin bir meslek örgütü yayını olarak ticari amaçlı kurumların yayınları ile farklılaştığı noktalar elbette olacaktır. Derginin okunurluğunu artırma, içinde ilgi çekecek yazıların yanında, ilgilenilmesi istenen yazıların da olması, böyle bir dengenin gözetilmesi hep önemsenmiştir. Mimarlar Odası yayınlarındaki yazılar geniş bir konu yelpazesi içeriyor. Yapı üretim sürecindeki sorunlar, meslektaşlarımızın performanslarının sergilenmesi, mesleğimizle ilgili konuların bütünlüğü içerisinde ele alınmasına özen gösterilmesi önemli bir birikimin ortaya çıkmasını sağlamakta. Mimarlık dergisi koleksiyonuna baktığımızda derginin mimarlığın gündemini yansıtmanın yanı sıra, meslek ortamının geleceğiyle ilgili yürütülen tartışmalara yer vererek, yorumlayarak aktarmaya da önem verdiğini görüyoruz. Eksikler elbette var; mimarın yapı üretim sürecinde değişen rolünün irdelenmesi, işveren - mimar ilişkilerindeki başkalaşmaların, müelliflik kavramının farklılaşması gibi konuların dergide daha fazla yer alması gerektiğini önceki değerlendirmelerimde de belirtmiştim. Küreselleşmenin etkilerinin yanı sıra ciddi bir ekonomik darboğazdaki yapı sektörünün önemli bir paydaşı olarak mimarlık bürolarının evriminin de irdelenmesi gerekiyor.

Mimarlık dergisinin uluslararası dizinlerde taranıyor olması, dolayısıyla dergide yer alan yazıların akademik yükselme dosyalarında bir etken olarak dikkate alınması yayın kurullarına ayrı bir sorumluluk yüklemekte. Mimarlık dergisinin hakemli bir dergi olmadığı belirtilse de bunun akademik alandan gelen yazı miktarının artmasına neden olduğunu, yayın kurullarının gelen yazıları kendi kriterleri çerçevesinde dikkatli biçimde incelediğini biliyorum. Akademisyenlerin spesifik konulardaki katkılarının Oda dergilerinin eline ulaştığı geniş kitlenin ilgisini çekmeyebileceği endişesi, seçim kriterlerine de ister istemez yansıyor. Mimarlık dergisi doğal olarak şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da akademisyen meslektaşlarımızın katkılarına yer verecektir. Yayın kurulunun gündeminde yer alan konular üzerinden akademik katkıların aranması, ihtiyaç duyulan alanlarda akademi ile ortak çalışmalar yürütülmesi, derginin içeriğinin ağırlıklı olarak gelen yazılar üzerinden değil böylesi bir beraberlikle oluşturulmasının tercih edilmesi yararlı olacaktır. Önemli olan bu dengenin kurulabilmesidir.

Bunun ne kadar başarılabildiğini ölçmek amacıyla Mimarlık dergisinin 400. sayısının değerlendirmesi sırasında derlemeye çalıştığım ancak paylaşmaya fırsat bulamadığım bir analize burada kısaca değinmek istiyorum. (Tablo) Son elli sayının irdelenmesi de eminim benzer sonuçlar verecektir.

2016 – 2018 yılları arasında yayımlanan 13 sayının (387 – 399) analitik bir dökümünü paylaştığım tabloda açmaya çalıştım. Toplam 1046 dergi sayfasının içeriğinin analizi şöyle bir yorum yapmama olanak verdi. Dergide güncel yorum / akademik yazılar dengesinin ve konu çeşitliliğinin oldukça iyi olduğunu belirtebilirim. Mimarlık dergisinin uzun bir süredir kullandığı 24 ana konu başlığı esas alınarak yapılan yerleştirmede 318 sayfanın (yüzde 30) akademik katkılara ayrıldığı görülüyor. Bu başlıklar içinde en çok yazı olan bölümler “Cumhuriyet Dönemi Mimarlığı” 47 sayfa, “Mimari Tasarım” 38 sayfa, “Koruma / Yaşatma” 35 sayfa olarak öne çıkıyor.

374 sayfanın (yüzde 36) güncel değerlendirme yazılarından oluştuğu görülüyor. Bu bölümün alt başlıkları şöyle: “Mimarlık Dünyasından” 52 sayfa, “Gündem” 26 sayfa, “Anma” 17 sayfa, “Güncel” 162 sayfa, “Ödül” 44 sayfa, “Etkinlik” 73 sayfa. Bu tabloyu hazırlarken bazı kabullerle hareket ettiğimi de belirtmek durumundayım. Güncel yazılar, değerlendirmeler de çoğunlukla akademisyen kökenli meslektaşlarımız tarafından yazılmakta. Gündemden bağımsız olarak hazırlanan yazılarla aradaki farkın belirtilmesi amacıyla böyle bir ayrım yapmak durumunda kaldım.

İncelenen dergilerin (1046 sayfanın) 65 sayfası (yüzde 6) “Künye”, 33 sayfası (yüzde 3) “Yayın Tanıtımı”, 13 sayfası (yüzde 1) ise “Tema[s]” bölümlerine ayrılmış. “Akademik” başlıklar altında değerlendirilen yazılar dışında kalan kısımların dağılımı da şöyle: “Anma Programı” 56 sayfa (yüzde 5), “Eğitim” 45 sayfa (yüzde 4), “Meslek Etiği” 14 sayfa (yüzde 1), “Mimarlık Eleştirisi” 35 sayfa (yüzde 3), “Söyleşi” 6 sayfa (yüzde 1), “Yarışma” 87 sayfa (yüzde 8).

Böylesi bir analizin, belki farklı kabullerle, güncel olarak işlenmesi ve yayın kurullarının geri besleme amaçlı değerlendirmelerinde böylesi bir tabloyu gözden geçirmelerinin yararlı olacağına inanıyorum. Gündemin önümüze getirdiği sorunlardan hareketle bazı bölümlerin daha fazla işlenmesi, örneğin mimarlık eğitimi, meslek etiği ve mimarlık eleştirisi gibi başlıklardaki yer alabilecek yazıların artırılabileceğini düşünüyorum.

Güncelliği Yakalayabilmek / Dijital Yayıncılık

Değinmek istediğim diğer konu dijital yayıncılık. Dijital ortamdaki yayıncılığın sağladığı olanaklar, haberlerin güncellenmesinin hızı, paylaşımdaki yaygınlık gibi etkenlerin yayıncılığa büyük bir açılım getirdiğini görüyoruz. Mimarlık yayıncılığı da doğal olarak benzer süreçlerden etkileniyor. Mimarlık yayıncılığının irdelendiği bir panele basılı yayını temsil eden üç kişiden biri olarak katılmıştım. İnternet portalları üzerinden yayın yapan kuruluşların temsilcileri neredeyse basılı yayını modası geçen arkaik bir tarz olduğunu dile getirdiler. Toplantının üstünden çok zaman geçmemesine rağmen o günlerden bu yana internet yayıncılığı öngörülenin de ötesinde çok fazla gelişti, çeşitlendi. Gerçi basılı yayının sonu geldi kehanetleri tutmadı, ama hayli sıkıntılı bir sürecin içinde olunduğu da açık.

Geçtiğimiz dönemde Mimarlık dergisinin yayınında da bir sıkıntı yaşandığını, aksamalar olduğunu gözledik. Odamızın üzerindeki çok yönlü baskılar nedeniyle yaşanan zorluklar dergi yayınına da yansımış, bazı sayıların yayını gecikmeli olarak gerçekleşebilmişti. Neyse ki bunların aşıldığını ve derginin iki aylık yayın ritmine girdiğini memnuniyetle gözlüyoruz.

Yüz bine yaklaşan üye sayımız içinde aramıza yeni katılan gençlerin çoğunlukta olduğu ve gençlerin bizim kuşağın alışkanlığının ötesinde farklı bir bilgi edinme disiplini edindikleri de herkesin malumu. Elbette bu demografik yenilenmenin sonuçlarından biri kaçınılmaz olarak yayından beklentilerin farklılaşması olacaktır. Ancak çıplak gözle bile görülebilen bu olgunun kestirme sonucu basılı yayının gereksizliği yönünde olmamalı diye düşünüyorum. Yukarıda belirtildiği gibi ülkemizdeki en uzun süreli mimarlık yayınının kolaylıkla gözden çıkarılmasının, gerekçesi ne olursa olsun kabul edilebilir bir durum olmadığı açık.

Şu anda mimarlık ortamında pek çok internet yayını, onun yanı sıra değişik kurumların internet siteleri var. Ayrıca elinde telefon olan herkesin doğrudan yayın yapabilme, görsel eşliğinde bilgi ve yorum aktarabilme olanağı var. Öte yandan her alanda olduğu gibi mimarlık, kentleşme ve yapı üretimi alanında da kontrolsüz bir haber yığılması içinde doğru bilginin eksik, hatta alenen yanlış bilgiyle birlikte sunulduğunu görüyoruz. Bu olgudan hareketle internet ortamındaki yanlış bilginin doğrulanması, bilginin kontrol edilmesi, sağlıklı bilginin aktarılması yönünde oluşturulan siteler de artmaya başladı. Her gördüğümüze inanmamaya, karşılaştığımız bilgilere tereddütle yaklaşmaya başladık. Üstelik yapay zekâ programlarıyla yaratılan sahte görseller eşliğinde aktarılan üretilmiş haberler gelecekte bu konunun daha önemli olduğunu gösteriyor.

İnternet ortamında haberlerin çok sık güncellenebilme olanağı önemli bir fırsat yaratıyor. Derginin internet yayıncılığından farklı avantajlarını öne çıkaracak bir yayın politikası izlemesi; internetteki hız avantajına karşılık basılı yayınlarda içeriğin ve görsel malzemelerin gerçekten doyurucu olması ve seçilmişlik duygusu uyandırması gerekiyor. Basılı ortam ile dijital olanakların birbirini beslemesi, desteklemesi, bir tür görev bölüşümü içerisinde kendi alanlarında hayatiyetlerini sürdürmeleri önemli. Sonuçta iki ayda bir yayımlanan dergide gündemin farklı bir şekilde oluşturulması doğal.

Basılı yayının önemli özelliklerinden birisi kalıcılığı, dijital ortamdaki yayınların gelişen teknoloji karşısında sürekli yeni sürümlerle güncellenmesi gibi bir sorunu yaşattığı gözleniyor. Öte yandan basılı yayının korunmasının getirdiği yük, arşivlerin önemini artırıyor. Derginin web sayfasının olması ve yayınlananların orada kolaylıkla bulunabilmeleri elbette önemli bir kazanım.

Mimarlık dergisinin web sayfasının yanı sıra Mimarlar Odası web sayfasının “doğru bilginin doğru adresten verilmesi” ilkesinden hareketle şimdikinden daha etkin kullanılan bir enstrüman olarak değerlendirilmesi, mimarlık, kentleşme ve yapı üretimi alanında güncel haberlerin paylaşıldığı ve özellikle genç meslektaşlarımızın daha sık başvurdukları bir kaynak olması mümkün ve önemli. Mimarlık dergisi yayın kurulunun dergi dışı haberlerle ilgilenmesi mümkün görülmese de bu konunun gerçekleşmesi için yardımcı olabileceğini, sistemin güncellenmesi konusundaki tartışmalara katkı yapabileceğini düşünüyorum.

Dijital yayıncılığın basılı yayıncılığı bitireceği kehanetine katılmadığımı tekrar belirteyim, kâğıt ve mürekkep kokusunu daha uzun süre duyacağımızı söyleyebilirim. İnternet ortamındaki haber akışının sağlanabilmesi, gelen bilgi yığılmasının bir editörlük hizmetinden geçirilerek meslektaşlarımızla paylaşılması, bu ortamın da basılı yayın özeniyle hazırlanması gerekiyor. Basılı yayın ortamıyla, internet yayıncılığının böylesi bir görev bölüşümü içerisinde bütünleştirilmesinin dergilerin alanını daha net belirginleştireceğine inanıyorum.

Mimarlık Yayıncılığı

Yayıncılığı hep sevdim, yıllardır çeşitli ortamlarda farklı düzeylerde yayın ortamlarında bulundum, uzun yıllar Mimarlar Odası Genel Merkez ve şube yayınlarında görev aldım, bunun yorucu ama zenginleştirici bir süreç olduğunu hep söyledim. Oda yönetimlerinin yanı sıra yayın kurullarının da sürekliliğin, kurumsal devamlılığın sağlanmasına özen göstermelerinin önemini vurgulamaya çalıştım. Dönemi anlamak, yorumlamak; önceliklerin, beklentilerin dergide yer alabilmesine yol açabilecek değişimi gerçekleştirmek; bunu gerçekleştirmeye çalışırken gereken özeni gösterebilmek, böyle bir değişim sürecini kurgulayabilmek de önemli.

Yıllardır yayın mutfağında bulunan biri olarak mimarlık yayıncılığının çok zahmetli bir iş olduğunu özellikle belirtmek isterim. Mimarlık yayıncılığını, daha doğrusu yayıncılığı yakından bilmeyenlere bir derginin yayınlanması kolay gelebilir, çabalar hafife alınabilir. Bazı meslektaşlarımızın mimarlık yayınının sadece yazı yazarak ya da birkaç görsel vererek çıkabileceğini düşündüklerini, zaman zaman bunu dile getirdiklerini de görüyorum.

Mimarlık dergisi yapabildiklerinin yanı sıra yapmak istedikleriyle de her zaman canlı bir yayın etkinliğine sahne oldu. Bir süredir yayın kurullarında yer almıyorum ama Oda yayınlarını yakından takip ediyorum. 63 yıldır süren bir derginin yayın kurulunda görev almanın önemli bir sorumluluk yüklediğini söylemeliyim. Burada sayamayacağım kadar çok kişinin çabalarıyla, katkılarıyla dergi bugünkü durumuna geldi; herkesin emeğine sağlık.

Nice sayılarda buluşmak dileğiyle…

Bu icerik 33 defa görüntülenmiştir.
Mimarlık dergisinin 387 – 399 sayılarının konu dağılım tablosu