ANMA
Oğuz Türkyılmaz’ın Ardından
Yavuz Önen, Mimar
1968 devrimci kuşağının bir temsilcisini kaybettik. Oğuz Türkyılmaz’ın yaşam öyküsü bu kuşağın ortak serüveniyle özdeştir. Eğitim döneminin öğrenci sorunlarıyla, eğitimin toplumsal işleviyle, kamusal bir görev olmasıyla ilgilendi. Özerk ve demokratik üniversite mücadelesinin, paralı özel yüksekokullara karşı öğrenci gençliğinin başlattığı direnişin en içinde yer aldı.
Üniversite gençliğinin sorunlarını, ülkesinin, toplumunun ve dünyanın sorunlarıyla bütünleştirdi. Bağımsız, sömürüsüz, demokratik Türkiye ve savaşsız, barış içinde bir dünya ülküsünü savundu. “Bağımsız Türkiye, Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi” sloganlarını haykırdı.1969 yılında ABD’nin Ankara Büyükelçisi Robert Komer’in rektör ziyareti için geldiğinde arabasının devrimci öğrenciler tarafından yakıldığı Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde (ODTÜ), 1973 yılında Endüstri Mühendisliği bölümünü bitirdi.
TMMOB’ye bağlı meslek odalarına yetmişli yıllardan itibaren ODTÜ, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ), Ankara Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi’nden (ADMMA) mezun olarak üye olan kuşak, katıldıkları bu yeni ortama heyecan ve canlılık kattılar.
1970’li yıllardan itibaren meslek odalarına yönelik kurulu düzen hükümetlerinin idari, siyasi, yargısal baskılarının yoğunlaştığı bir dönemde TMMOB’ye sahip çıktılar. Yönetimlerde, çalışmalarda görev üstlendiler.
Oğuz Türkyılmaz, Makine Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu’nda 2. Başkanlık ve Teoman Öztürk’ün başkanlığında yürütülen mücadele sürecinde1976 – 1980 yılları arasında TMMOB Genel Sekreter Yardımcılığı görevini sürdürdü. Mücadelenin sokakta, meydanlarda, salonlardaki eylemli etkinliklerinin, toplu yürüyüşlerin, mitinglerin örgütleyicileri arasında yer aldı.
Mesleki sosyal ve politik duruşu dönemsel olmadı. Kesintisiz bir yaşam olarak sürdü. Uluslararası, ulusal ve toplumsal sorunlar arasında stratejik bir yer tutan enerji alanına odaklandı. Oda’da, TMMOB’de ve Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesinde uzun yıllar çalışmalara katkı sundu. Emperyalist sömürünün enerji alanındaki etkilerine karşı durdu, çözümler üretti, yazılar yazdı, medya yoluyla halka anlattı.
1998 yılında TMMOB’nin ülke çapında özgürlük ortamında gerçekleştirilen yerel kurultaylardan gelen görüşlerle oluşan, günümüz için de temel başvuru belgesi olan TMMOB Demokrasi Programının emekçileri arasında yer aldı.
Oğuz Türkyılmaz’ın yaşam öyküsü, ülkemizde yıllardır devam eden bağımsızlıktan, emekten, özgürlüklerden ve barıştan yana, ağır bedellerle, özveriyle, tevazuyla yürütülmüş bir mücadelenin öyküsüdür. Bu öyküyü evrensel, toplumsal, kamusal ve emekten yana bir kapsamda yazmamın nedeni budur.
Bu anı yazısında özetle anlatılan yaşam biçimi; hakim sınıfların ve onların meslek odalarındaki temsilcilerinin yıllardan beri ve özellikle 1980 faşist darbesi sonrası bu devrimci demokrat mücadeleye karşı yürüttüğü karalama, suçlama, itibarsızlaştırma, unutturma, halktan ve üyeden kopuk gösterme biçimindeki propagandasına karşı bir yalanlamadan ibarettir. Ülke ve toplum sorunlarının kaynağı ve nedeni olan yönetim oligarşisinin değiştirilmesinin devrimci bir ideolojinin enerjisiyle mümkün olabileceğine inandı. Antipropagandalara direndi, kavgasından vazgeçmedi. Bu adanmış bir yaşam öyküsüdür. Bu adanmışlıkta sevgili arkadaşımız, ODTÜ Kimya Bölümü mezunu eşi Latife Türkyılmaz da var.
Bilim ve tekniği halkın hizmetine sunmayı, bir slogan olmaktan öteye götürdü, halkın ve ülkenin sorunlarının çözümü için gerekli entelektüel birikimin de yaratıcılarından oldu. TMMOB ortamında üretilen ve kütüphaneler dolduran eleştiri ve çözüm önerilerinin çoğalmasına katkı sundu. Halkına, ülkesine, mesleğine karşı sorumlu ve borçlu saydı kendini Oğuz Türkyılmaz.
Onun ardından ve onun için yazarken dayanışma içinde olduğu binlerce yoldaşı için de yazmış oluyorum. Bu yoldaşlığın temel hedefi olan toplumsal düzenin sağlanmasında başarıya ulaşılamadı. Ancak, geçmiş çabalarının, Cumhuriyet tarihinin en zor dönemini yaşadığımız son çeyrek yüzyılda, toplumsal kurtuluşun sağlanması yolunda, meslek odasındaki dayanışmanın önemini kavradılar, meslek odalarını yönetmeye devam ettiler.
Oğuz Türkyılmaz bu çabada kesintisiz görev yaptı. Oğuz’un örnek yaşam öyküsünü bir anı yazısıyla anlatmak olanaksız. TMMOB ve odalar ortamında bu öykünün ne olduğunu, tarihinin anlatılması, genç kuşaklara geçmişin kapsamlı olarak aktarılması gerekiyor.
TMMOB potasındaki devrimci birliktelik yalnızca yasanın öngördüğü üyelikten ibaret olmadı, kesintisiz devam etti. 68 kuşağının çabalarını 78 kuşağı olarak adlandırılan kuşak sürdürdü. Dünyaya ve Türkiye’ye bir bütünlük içinde baktı. Toplumsal konumlanmada emekten yana saf tuttu. Kamu yararı ilkesini önceledi. Bu ilkeler etrafında oluşan birliktelik TMMOB ortamında belirleyici oldu, olmaya devam ediyor.
Mimarlar Odası Genel Sekreteri Tores Dinçöz’ün Oğuz Türkyılmaz’ın ardından yazmamı istemesi de bu nedenledir. Makine Mühendisleri Odası üyesi bir endüstri mühendisinin ardından Mimarlar Odası’nın Mimarlık dergisinde bir mimarın anı yazması, evrensel, bütüncül, demokratik bir anlayışın sonucudur. Bana bu görevi veren MO ve Mimarlık dergisi yöneticilerine teşekkür ediyorum.
Sevgili Oğuz, uzun yıllar TMMOB çalışmalarında birarada olduk. Bıraktığın izler derin. Unutulmayacaksın. Barış içinde bir dünya ve Türkiye, sömürüsüz müreffeh, eşit ve özgür bir toplum yaratma hedefine ulaşmak için verdiğin mücadelen devam edecek. Bu hedefe
Bir gün mutlaka ulaşılacak.
Bu icerik 33 defa görüntülenmiştir.