448
MART-NİSAN 2026
 
MİMARLIK'tan

  • Giriş
    Dosya Editörü: Ayşen Ciravoğlu



KÜNYE

MİMARLIK'tan

Ayşen Ciravoğlu

Elinizde bulunan bu sayıda, Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle mimarlık ortamının uzun süredir görmezden gelinen ancak yapısal bir sorun olarak varlığını sürdüren önemli bir başlığını gündeme taşımak istedik: mimarlık mesleğinde kadınların görünürlüğü. Bilindiği üzere Uluslararası Mimarlar Birliği son üç yıldır Dünya Kadınlar Günü kapsamında, uluslararası ölçekte çalışmalarıyla öne çıkan kadın mimarları sosyal medya hesaplarında görünür kılıyor. Bu bağlamda Türkiye’den sırasıyla Deniz İncedayı, Sevinç Hadi ve Pınar Gökbayrak, farklı kuşakları ve farklı mesleki pratikleri temsil edecek biçimde bu seçkide yer aldılar. Ancak tüm bu çabalara rağmen özellikle meslek pratiğinde eşit temsilin hâlâ sağlanamadığı bir gerçeklikle karşı karşıyayız. Dahası, mimarlık meslek alanında “ötekileştirilenler” yalnızca kadınlar da değil. Bu bağlamda, UIA’nın önümüzdeki günlerde Barselona’da gerçekleştireceği Dünya Kongresi’nde, meslek pratiğinde çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık üzerine bir rehber metin oluşturma hazırlığında olması da bu tartışmanın güncelliğini ortaya koyuyor. Farklı kimliklere sahip tüm meslektaşlarımızın içerildiği bir mimarlık pratiği umuduyla, gündem yazımızı sizlerle paylaşıyoruz.

Bu sayımızda ayrıca mimarlık ortamına uzun yıllar önemli katkılar sunmuş üç değerli ismi anıyoruz: Vassilis Sgoutas, Ferhan Yürekli ve Uğur Erkman. Mimarlığın mesleki dayanışma, entelektüel birikim, meslek pratiği gibi farklı alanlarında eşsiz katkılar yapmış bu önemli isimlere veda ediyor olmak oldukça güç. Onların üretimleri, yaklaşımları ve mesleğe bıraktıkları izler, mimarlık ortamı için güçlü referanslar olmaya devam edecekler.

Dosya konumuz ise, içinde bulunduğumuz çağın kaçınılmaz gerçekliği haline gelen krizler karşısında mimarlığın ve eğitiminin konumu. İklim krizi, afetler, göç, ekonomik kırılganlıklar ve toplumsal eşitsizlikler, mimarlığı yalnızca fiziksel çevre üretimiyle sınırlı olmayan daha geniş bir sorumluluk alanına çağırıyor. Mimarlığın krizlere yalnızca müdahale eden değil, aynı zamanda öngören, önleyen ve direnç üreten bir disiplin olarak yeniden düşünülmesi önemli. Bu bağlamda mimarlık eğitiminde de dönüşmesi gereken önemli yeterlilikler ve pedagojiler bulunuyor. Dosya kapsamında yer alan yazılar, mimarlığın bu çok katmanlı krizler karşısındaki rolünü farklı ölçeklerde ve farklı perspektiflerden ele alarak tartışmaya katkı sunuyor.

Bu yazı baskıya hazırlanırken gelen sevindirici bir gelişme dosya konumuzla doğrudan ilişkiliydi. UIA tarafından düzenlenen “Afet Sonrası Mimari – Deprem Sonrası Fas’ta Sürdürülebilir ve Toplum Odaklı Yeniden Yapılanma” başlıklı uluslararası tek aşamalı fikir yarışmasının kazananları açıklandı. Yarışma, genç mimarları afet sonrası dönemde yeni mimari müdahale biçimleri geliştirmeye davet ederken, iyileştirici, koruyucu ve yenileyici nitelikte vizyoner önerileri teşvik ediyordu. Dünyanın farklı ülkelerinden yoğun katılım alan bu yarışmada ödüllendirilen on ekipten üçünün Türkiye’den genç mimarlardan oluşması, mesleğimizin geleceği adına hepimiz için umut verici bir gelişme oldu. Yarışmanın sonuçlarına haberler bölümümüzde yer verdik. Genç mimarların uluslararası ölçekte ortaya koyduğu bu başarının, krizler karşısında mimarlığın yaratıcı ve toplumsal sorumluluk taşıyan gücünü bir kez daha görünür kıldığını düşünüyoruz.

Önümüzdeki sayıda mimarlık ortamımızın en köklü ve önemli değerlendirme alanlarından biri olan Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri’ne yer vereceğiz. Ülkemizdeki mimarlık üretimini görünür kılan bu ödüller, yalnızca başarılı projelerin takdimini değil; aynı zamanda dönemin mimarlık anlayışını, önceliklerini ve eleştirel yönelimlerini de yansıtan önemli bir seçki. Ödüller üzerinden, mimarlığın güncel üretim koşullarını ve mesleki tartışmalarını yeniden değerlendirme fırsatı bulacağız.

Katkılarınızla güçlenecek dergi içeriğimiz için bize yazabilirsiniz.

Bu icerik 9 defa görüntülenmiştir.