DOSYA: MİMARLIKTA YAPAY ZEKÂ
Giriş
Dosya Editörleri: Serbülent Vural, Selin Oktan
21. yüzyılın ilk çeyreğini tamamladığımız bugünlerde, geride bıraktığımız yirmi beş yılın hayatımıza yansıyan en önemli gelişmesinin, Endüstri 4.0 ile yapay zekânın kullanıma açılması ve yaygınlaşması olduğunu söyleyebiliriz. Henüz başlangıç aşamasında olan yapay zekâ, 21. yüzyılın en hızlı gelişen dijital dönüşüm alanlarından biri olarak hayatımıza girmiş bulunmakta. Günümüzde internet bağlantısına sahip her bireyin yapay zekâya kolaylıkla erişebilmesi yapay zekânın kullanım alanlarını genişletmekte, ilerleme sürecini hızlandırmakta ve birçok disiplin içerisinde kendine yer bulmasını sağlamakta. Öte yandan yapay zekâ teknolojisi, diğer dijital teknolojiler gibi katlanarak büyüyen bir teknolojidir ve henüz erken evrelerindedir.
Günümüzde kullandığımız yapay zekâ türü; “Dar Yapay Zekâ”nın ürünü olan “Üretken Yapay Zekâ”dır. Uzak olmayan gelecekte ise “Genel Yapay Zekâ”nın ortaya çıkması ve devamında “Süper Yapay Zekâ”nın geliştirilmesi beklenmektedir. Bu durum beraberinde pek çok fırsatı ve tehdidi ve bunlara bağlı tartışmaları da getirmektedir. Makine öğrenmesi, derin öğrenme, doğal dil işleme gibi alanlarda sağlanan ilerlemeler, yapay zekânın yaratıcı üretim süreçlerine de entegre olabilmesini sağlamaktadır. Bu nedenle yapay zekâ, yalnızca bilgisayar bilimleri veya mühendislik disiplinlerini değil; sanat, tasarım, mimarlık gibi yaratıcılık içeren alanları da etkilemektedir.
Mimarlık disiplini, tarihsel süreçte her zaman teknolojik gelişmelerden derinlemesine etkilenmiş; tasarım anlayışları, süreçleri ve yapma biçimleri bu bağlamda değişmiş ve dönüşmüştür. Öte yandan 1950’lerde ortaya çıkan Endüstri 3.0’ın getirdiği dijital tasarım ve üretim ortamının gerçek fırsatlarını henüz anlamaya ve uygulamaya çalışan mimarlık ortamı, Endüstri 4.0’ın getirdiği yapay zekâ araçları sonucunda yeni bir dönüşüm süreci ile daha karşı karşıyadır. Bu dönüşüme uyum sağlamaya çalışan meslek ortamı, yapay zekâyı görsel üretme ve temsil aracı olarak kullanma yönünde hızlıca reaksiyon vermektedir. Oysa üretken yapay zekâ araçları, bir görsel ürünün dönüşümünün çok ötesinde; yapay zekâ destekli dijital tasarım, performans analizi, optimizasyon yöntemi, üretim yöntemi, mimarlık eğitimi süreçlerinde yeni perspektifler gibi pek çok başlıkta potansiyele sahiptir. Bu nedenle; yapay zekâ teknolojilerini anlamak, gelişimi yakalayabilmek ve mimarlık disiplini ile doğru bir şekilde bütünleşmesini sağlayabilmek önem taşımaktadır.
Mimarlık dergisi 447. sayısı için hazırlanan bu özel dosyada, bugünkü haliyle yapay zekânın; tasarım sürecine etkileri ve “tasarım ortağı” olma durumu, mimarın rolü üzerine etkileri, kentsel tasarım ölçeğinden iç mekân tasarımı ölçeğine kadar kullanım alanları, projelerin otomasyon ve optimizasyon süreçlerinde kullanım potansiyelleri, Yapı Bilgi Modeli araçları ile entegrasyonu ve mimarlık eğitimi üzerine etkileri gibi önemli başlıklar tartışmaya açılmıştır.
Bu doğrultuda, dosyamızda Neil Leach, mimarlıkta üretken yapay zekâyı kavramsal bağlamda ele almış, yapay zekânın aydınlık ve karanlık taraflarını ütopya ve distopya üzerinden tartışmış; Branko Kolarevic, üretken yapay zekâ teknolojilerinin mimarlık eğitimindeki rolünü aktarmış; Fehmi Doğan ve Gizem Yazıcı, yapay zekânın bir tasarım aracı olarak tanımlanma potansiyelini, tasarım öğrenimine etkisini ve yapay zekânın bir “tasarım ortağı” olma durumunu sorgulamış; Salih Ofluoğlu, Yapı Bilgi Modeli araçlarının yapay zekâ teknolojisi ile bütünleşmesi sonucunda geçirdiği dönüşümü; optimizasyon ve otomasyon, görselleştirme, proje planlaması, analiz süreçleri başlıklarında irdelemiş; Togan Tong ve Çiğdem Düzgüneş, çekişmeli üretken ağ (GAN) mimarisinin, tasarım sürecinde biçimsel üretime etkisine odaklanmış ve gelişen yapay zekâ teknolojileri ile mimarın rolünün dönüşümünü sunmuş; Zeynep Özge Yalçın, yapay zekâ çağında “yer”in dönüşümünü; biçimsel, kentsel tasarım ve iç mekân tasarımı bağlamında ele almıştır.
Kuşkusuz konu ile ilgili tartışılacak pek çok teknik, kuramsal, hukuki vb. başlık bulunmaktadır. Bu tartışmaların da gelecek dosyalarda yeni gelişmeler ışığında ele alınması önem taşımaktadır.
Bu icerik 23 defa görüntülenmiştir.