ETKİNLİK
“Yeniden Gelişen Kahramanmaraş: Afete İlişkin Kentsel Yapılanma ve Dönüşüm Süreçleri Konferansı”nın Çizdiği Yol Haritası
Ömer Devrim Aksoyak, Güldehan Fatma Atay, Burak Asiliskender
“Yeniden Gelişen Kahramanmaraş: Afete İlişkin Kentsel Yapılanma ve Dönüşüm Süreçleri” konferansı geçen nisan ayında Kahramanmaraş’ta gerçekleşmişti. Yazarlar, bu konferansın sonuncunda TMMOB Mimarlar Odası’nın internet sayfasında da yayımlanan konferans sonuç bildirisi üzerinden; bir niyet, eylem planı ve vizyonun belirlenmesi aşamalarıyla kurguladıkları yol haritasını paylaşıyorlar. Çalışmada, depremlerin sonrasında Kahramanmaraş’taki yeniden yapılanma sürecinin çözümlenmesinin ardından, geleceğe dönük atılacak somut adımlar için önerilen işbirliklerinin amaç ve yöntemleri üzerine değerlendirmeler yapılıyor.
Son yıllarda sıklığı artan doğal afetler, kentsel yeniden yapılanmaya ve dayanıklı / dirençli kentlerin kurgulanmasına ilişkin çeşitli çalışmaları girişimlerini kaçınılmaz hale getirmiştir. Dünyanın pek çok kentinde görülen bu afetler, giderek artmakta ve kentlerin normları haline gelmektedir. Afetlere dayanıklı kentler ile ilgili yapılan çalışmalar, bu yönde atılabilecek adımların hangi yöntemlerle ve nasıl bir süreç içinde ele alınması gerektiği ile ilgilenmektedir. Hiç kuşkusuz yere özel olarak üretilebilecek metodolojiler kendi bağlamı içinde, kente dair her çalışmada olabileceği gibi sosyal, fiziksel ve çevresel olarak yapılandırılmalıdır. UN Habitat’ın konu ile ilgili raporlarında dile getirdiği yaklaşımlar, doğal afetlerin ardından arazi yönetimi ve kentsel yeniden yapılanma süreçlerinde izlenmesi gereken bütüncül bir yaklaşımı sunmaktadır ve afet sonrası iyileşme ve yeniden inşa süreçlerinin nasıl ele alınması gerektiğine dair pratik örnekler ve araçlar içermektedir. [1]
Afete dirençli olma durumu sadece afet sonrası ile ilgili değil afet öncesi ile ilgili de hazırlıklı olunması gereken durumları işaret etmektedir. Bu bağlamda doğa ve insan kaynaklı afetlerin insan yerleşimleri üzerindeki negatif etkilerinin azaltılması ve afet sonrası iyileşme kapasitelerinin arttırılmasına yönelik pek çok planlama ve uygulama örneği bulunmaktadır. Bu çalışmalara ilişkin raporlar, konunun uluslararası düzeydeki önemini vurgulayarak doğal afetlerin kentsel alanlar üzerindeki etkileri ve bu etkilerin azaltılması için geliştirilen stratejiler hakkında kapsamlı bilgiler sunmaktadır. [2] Raporlar ya da rehberlerin yanı sıra, şehirlerin doğal ve insan kaynaklı krizlere karşı dayanıklılığını artırmayı ve sürdürülebilir kentsel gelişimi teşvik etmeyi amaçlayan programlar da afet risk azaltımı ve rehabilitasyon konularında stratejiler sunmaktadır. [3]
Ülkemizde afetlerden etkilenen toplumlarda hem fiziksel hem de sosyal altyapının kapsamlı bir şekilde iyileştirilmesi gerekliliği, 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli yaşanan depremle birlikte daha da belirginleşmiştir. Bu felaketin merkezi olan Kahramanmaraş, deprem sonrası hızla başlayan yapım ve gelişim süreciyle, ülkenin en hızlı kentleşen illerinden biri haline gelmiştir.
Bu bağlamda 14 – 16 Nisan 2025 tarihlerinde düzenlenen “Yeniden Gelişen Kahramanmaraş: Afet Sonrası Kentsel Yeniden Yapılanma ve Dönüşüm Süreçleri” başlıklı konferans, 6 Şubat depreminin ardından Kahramanmaraş’ta yürütülen yeniden yapılanma sürecini; afet sonrası kentsel dönüşümün fiziksel sosyal, kültürel ve yönetsel boyutlarını tartışmayı ve değerlendirmeyi hedeflemiştir. TMMOB Mimarlar Odası Kahramanmaraş Şubesi, TMMOB Mimarlar Odası Kayseri Şubesi, Abdullah Gül Üniversitesi (AGÜ), Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) işbirliğiyle gerçekleşen konferans, mevcut planlama paradigmalarının sorgulanması ve kentlerin afetlere karşı dayanıklılığının artırılmasına yönelik öncü adımlar atmayı amaçlamıştır. Konferans, uluslararası ölçekte akademisyenler, uygulayıcılar, öğrenciler, yerel paydaşların da katılımıyla Kahramanmaraş’tan edinilen deneyimlerden bilginin ve tecrübenin yeniden değerlendirilmesi ve kentsel bağlamlarda afet sonrası / öncesi girişimlerde yenilikçi metodolojilerin geliştirilmesi doğrultusunda ele alınan tematik yaklaşımlar ekseninde gerçekleştirilmiştir.
Bu yazı, Kahramanmaraş’ta yapılan bu konferansın sonuncunda TMMOB Mimarlar Odası internet sayfasında kamuoyu ile paylaşılmış olan konferans sonuç raporunu esas alarak [4] bir niyet, eylem planı ve geleceğe dönük vizyonun belirlenmesi biçiminde üç aşamada ele alınan bir yol haritası niteliği taşımaktadır.
AFET SONRASI YAPILANMA SÜRECİNDE KAHRAMANMARAŞ’I KENTSEL BİR LABORATUVAR ALANI OLARAK ELE ALMAK
Nisan 2025’te düzenlenen “Yeniden Gelişen Kahramanmaraş: Afet Sonrası Kentsel Yeniden Yapılanma ve Dönüşüm Süreçleri” konferansı, öncesinde, MSGSÜ ve AGÜ Mimarlık Bölümleri ile ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nün öğrenci ve akademisyen çalışmalarının sergilendiği bir platformla desteklenmiştir. Konferans - atölye - sergi ekseninde yürütülen bu süreçte, Onikişubat Belediyesi’nin planlama ve tasarım çalışmaları yürüttüğü Üngüt Mahallesi ile Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi odak alan olarak belirlenmiş; 2024–2025 bahar döneminde AGÜ ve MSGSÜ öğrencileri proje stüdyolarında çevresel / fiziksel sürdürülebilirliğin yanı sıra sosyal sürdürülebilirliği de gözeterek yerel sakinlerle yapılan görüşmelerden elde ettikleri verileri tasarım süreçlerine entegre etmiştir.
Konferans, afet sonrası yeniden yapılanma sürecini dört ana tema altında ele almıştır:
1. Geleneksel Yapıların Güçlendirilmesi: Bu tema, yerel kültürel mirasın korunmasını ve yaşatılmasını merkeze alan, afet sonrası dönemde yapı stokunun güvenliğini artırmaya yönelik bütüncül bir yaklaşıma dayanmaktadır. Yerel ve geleneksel yapıların - özellikle de toprak, ahşap ve kâgir sistemlerin - korunması, yalnızca fiziksel sağlamlık açısından değil, aynı zamanda kültürel sürdürülebilirlik bakımından da önem arz etmektedir. Bu kapsamda, tarihi yapıların güçlendirme ve restorasyon süreçleri hem yerel hem de uluslararası örneklerle tartışılmıştır.
2. Kentsel Yeniden Yapılanma için Stratejik Kentsel Çerçeveler: Bu başlık, afet sonrası süreçlerde yalnızca fiziksel yeniden inşa değil aynı zamanda bütüncül, uzun vadeli ve dirençli kentleşme yaklaşımlarını içeren kapsamlı stratejileri ifade etmektedir. Afetlerin etkilediği bölgelerde, plansız büyümenin önüne geçmek, sosyo - mekânsal bütünlüğü sağlamak ve dayanıklı kentler oluşturmak adına stratejik çerçevelerin oluşturulması gerekliliği ele alınmıştır.
3. Toplum Odaklı Yeniden Yapılanma Süreçleri: Afet sonrası kentsel yeniden yapılanma yalnızca fiziksel yapının değil, toplumsal dokunun da iyileştirilmesini gerektirir. Bu bağlamda toplum odaklı yeniden yapılanma süreçleri, yerel halkın bilgi ve deneyimlerinin sürece entegre edilmesini, karar alma mekanizmalarına katılımını ve yeniden inşa edilen alanlara sahiplik duygusunun geliştirilmesini amaçlar. Konferansta bu yaklaşım, katılımcı planlama ve tasarım yöntemleri çerçevesinde ele alınmış ve Üngüt Mahallesi örneği üzerinden somutlaştırılmıştır. Üngüt Mahallesi'nde gerçekleştirilen tasarım stüdyosu mahalle sakinleri, yerel aktörler ve öğrenciler arasında doğrudan iletişimi ve işbirliğini teşvik eden bir platform olarak kurgulanmıştır. Mahalledeki mevcut sosyal ilişkiler, mekânsal ihtiyaçlar ve kültürel alışkanlıklar dikkate alınarak geliştirilen bu süreç, sadece fiziksel tasarımı değil, aynı zamanda toplumsal bağları güçlendiren bir araç olarak değerlendirilmiştir.
4. Alternatif Malzeme ve Metodolojiler: Afet sonrası yeniden yapılanma süreçleri, yalnızca hız ve dayanıklılık açısından değil aynı zamanda çevresel sürdürülebilirlik, ekonomik erişilebilirlik ve kültürel uygunluk açısından da yeniden düşünmeyi gerektirmektedir. Bu bağlamda, alternatif malzeme ve inşaat metodolojilerinin araştırılması, afet sonrası mimarlık ve planlama pratiklerinde giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Konferans kapsamında, özellikle ahşap, sıkıştırılmış toprak (rammed - earth), kerpiç (adobe) ve diğer doğal malzemeler gibi geleneksel ve yenilikçi yapı malzemelerinin potansiyeli çeşitli yönleriyle ele alınmıştır.
Kahramanmaraş'ta yapılan imar çalışmalarının anlatıldığı ilk oturumlarda, depremin hemen ardından kentte yapılan ilk müdahaleler ve çalışmalar ele alınmış, Kahramanmaraş ve kardeş şehir Kayseri ile kurulan dayanışmanın önemi vurgulamıştır. Kahramanmaraş Büyükşehir ile Onikişubat ve Dulkadiroğlu İlçe Belediyeleri, deprem sonrası alınan acil tedbirler ve belediye olarak atılan adımlar ile devam eden imar faaliyetleri hakkında bilgi vermiştir. Kentin güçlü potansiyelini hayata geçirebilmesi için tüm kurum ve kuruluşların işbirliğine devam etmesi gerektiği belirtilmiştir.
İkinci oturum, Kahramanmaraş'ta depremin ardından geçen iki yıl içerisinde yürütülen imar çalışmalarına odaklanmıştır. Hasar tespiti, yıkım ve enkaz kaldırma çalışmalarına ilişkin ayrıntılı veriler sunarak konut ve ticarethane hak sahibi sayıları, yerinde dönüşüm ruhsatları ve rezerv alanlar hakkında analizler paylaşılmıştır. Deprem öncesi ve sonrası imar durumunu, risk azaltım planları ve afet sonrası mikro - bölgeleme etütleri açıklanmıştır.
Konferansın davetli konuşmacısı Doç. Dr. Giulio Verdini (Westminster Üniversitesi, Birleşik Krallık), dünyadaki afet sonrası yeniden yapılanma örneklerini anlatarak dayanıklılık çalışmalarında işbirliği eksikliğine ve yerel koşulların yeterince dikkate alınmamasına vurgu yapmıştır. Çin'deki Siçuan depremi sonrası başarılı yeniden yapılanma modeli ile İtalya'daki L'Aquila depremi sonrası tarihî merkez yerine “yeni şehir” inşa etme yaklaşımı karşılaştırılarak, kültürel mirasın sosyal ve sembolik yaşam için ne kadar önemli olduğu vurgulayan Verdini, akıllı kamu politikalarına, kültürel mirasın korunmasına ve topluluk katılımının önemine işaret etmiştir.
Geleneksel mimarinin yeniden yapılandırılmasına ilişkin örneklerin yer aldığı üçüncü oturum, toprak ve kâgir gibi geleneksel yapıların sismik performansına ve kültürel mirasın korunmasına odaklanmış, tarihî yapıların güçlendirilmesi ve restorasyon süreçlerini ele almıştır. Kahramanmaraş Ulu Camii örneği üzerinden tarihi yapıların depremde aldığı hasarlar ve devam eden restorasyon çalışmaları hakkında bilgi verilen oturumun sonunda güçlendirme çalışmalarının sadece yapısal güvenliği artırmakla kalmayıp, aynı zamanda yapının kimliğini ve bütünselliğini de koruması gerektiği vurgulanmıştır.
Yeniden inşa etmek için stratejik çerçevelerin oluşturulduğu dördüncü oturumda kentsel planlama stratejilerinin farklı ülkelerdeki uygulamaları tartışılmıştır. Yerel yönetimlerin kapsayıcı ve bütünleşik bir iyileştirme yaklaşımı geliştirmelerine destek olmak amacıyla örnek uygulamalar incelenmiştir. 2008–2025 yılları arasında Çin'de uygulanan yeniden imar faaliyetleri değerlendirilmiştir. Afet sonrası planlamanın yalnızca yapısal değil, sosyo -ekonomik dayanıklılığı da esas alması gerektiği vurgulanmıştır.
Alternatif yapı malzemeleri ve tekniklerinin değerlendirildiği beşinci oturumda sıkıştırılmış toprak, ahşap ve kerpiç gibi malzemelerin potansiyeli ele alınmıştır. Gönüllüler tarafından yürütülen "Emine Teyze Evi" projesi gibi projeleri ve Herkes için Mimarlık Derneği'nin girişimlerini bu alandaki yenilikçi yaklaşımlar sunularak değerlendirilmiştir. Bu oturum hem çevresel sürdürülebilirlik hem de ekonomik erişilebilirlik açısından farklı malzemelerin önemini ortaya koymuştur.
“Topluluk Katılımını Güçlendirmek” başlıklı altıncı oturumda katılımcı yaklaşımların farklı dönemlerde ve kentlerde nasıl uygulandığına dair sunumlar yapılmıştır. Katılımcı modellerin konut tasarımında teorik bir çerçeve oluşturmasının yanı sıra bir zorunluluk olarak ele alınması gerektiği belirtilmiştir. Üngüt Mahallesi örneği üzerinden katılımcı süreçlerin nasıl kurgulanabileceği ve yerel sahiplenmeyi nasıl artırabileceği tartışılmıştır.
Kentsel hafıza ve yerel adımlara ilişkin yedinci oturumda afet sonrası yerel eylemler ve kentsel hafızanın korunması gerekliliği konuları ele alınmıştır. Onikişubat Belediyesi tarafından deprem sonrası yürütülen çalışmaları ve gelecek perspektifleri paylaşılmıştır. Kültürel mirasın korunması, kentsel kimliğin oluşumu ve yeniden işlevlendirme gibi konular toplumsal aidiyet duygusunun yeniden inşası açısından ele alınmıştır.
Son oturumda ise, Kahramanmaraş'ın geleceğine yön verebilecek yenilikçi planlama çözümleri tartışılmış, Türkiye'nin afet sonrası deneyimi eleştirel bir şekilde incelemiş ve alternatif modeller önerilmiştir. Diğer sunumlarda kriz mimarisi, adaptif tasarım yaklaşımları ve zemin etütleri gibi konular gelecekteki olası afet senaryolarına karşı daha dirençli kentler inşa etme potansiyeli bağlamında ele alınmıştır.
Bu oturumlar, ele alınan konuların ortak olarak katılımcı, yere özgü, önemli uzmanlık alanları ve bu alanlar arasındaki iş birliklerini içeren çalışmaların yerel yönetimler, öğrenciler, yerel mimar ve mühendisler, sivil toplum kuruluşları gibi ortak adımlarla çözülmesi gerektiğini ortaya koymuştur. Özellikle doktora adayların açtığı tartışmalar, farklı disiplinlerden araştırmacıların taşıdığı potansiyeli çarpıcı biçimde görünür kılmıştır.
KONFERANS SONRASINDA OLUŞTURULAN İNİSİYATİFİN GELECEĞE DÖNÜK AMAÇ VE YÖNTEMLERİ
Konferans ile oluşturulan işbirliğinin temel amacı, konferansın ve serginin ortaya koyduğu tartışmaları somut sonuçlara dönüştürmektir. Bu hedefe ulaşmak için aşağıdaki adımlar belirlenmiştir:
Katılımcı Platformların Oluşturulması: Afet sonrası yeniden yapılanma süreçlerinin başarılı olabilmesi için yalnızca teknik uzmanlık değil aynı zamanda yerel toplulukların bilgi ve deneyimlerinin de sürece entegre edilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda; kent sakinleri, belediye temsilcileri, akademisyenler, meslek odaları ve diğer ilgili paydaşlar arasında sürekli diyaloğu teşvik eden katılımcı platformların oluşturulması büyük önem taşımaktadır. Bu platformlar ortak aklın geliştirilmesi, ihtiyaçların daha doğru tespiti ve toplumun sürece aktif katılımını sağlamak açısından kritik bir rol üstlenmektedir. Ayrıca bu yapılar karar alma süreçlerinin şeffaf ve hesap verebilir bir şekilde işlemesine olanak tanıyacak potansiyele sahip olacaklardır.
Yerel Paydaşların Katılımcı Yaklaşımlara Teşvik Edilmesi: Afet sonrası yeniden yapılanma süreçlerinde kalıcı ve sürdürülebilir çözümlerin geliştirilebilmesi için yerel dinamiklerin dikkate alındığı, çok aktörlü ve katılımcı yaklaşımların benimsenmesi büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda, yerel yönetimler, merkezî idareyi temsil eden bakanlık birimleri, üniversiteler, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve kent sakinlerinin biraraya geldiği konferans, sempozyum ve atölye çalışmaları önemli birer etkileşim platformu oluşturmaktadır.
Özellikle Kahramanmaraş gibi mekânsal ve toplumsal olarak önemli dönüşümlerin yaşandığı kentlerde, bu tür buluşmalar yerel bağlama özgü ihtiyaçların, fırsatların ve sınırlılıkların birlikte tartışılmasına olanak tanımakta, ortak akla dayalı çözümler geliştirilmesini teşvik etmektedir. Katılımcı süreçler aracılığıyla yerel halkın kendi yaşam alanları üzerindeki söz hakkı güçlendirilirken uzmanların ve kamu temsilcilerinin bilgi ve deneyimleriyle zenginleştirilmiş bir yol haritası oluşturulabilmektedir. Bu yaklaşım yerel sahiplenmeyi artırmakla kalmayarak aynı zamanda karar alma süreçlerinde şeffaflık ve meşruiyetin de önünü açacaktır. Kahramanmaraş’a özgü deneyimlerden elde edilen bulgular, hem kent için özgün stratejiler oluşturulmasına hem de benzer afet yaşamış diğer şehirler için örnek teşkil edecek modellerin geliştirilmesine katkı sağlayacaktır.
Öğrenci Katılımının Sürekliliğinin Sağlanması: Afet sonrası yeniden yapılanma süreçlerinde yalnızca idareci, profesyonel ve uzmanların değil, aynı zamanda geleceğin şehir plancıları ve mimarlarının da sürece aktif olarak dahil edilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda mimarlık ve şehir planlama öğrencilerinin afet bölgelerinde yerel ölçekte projeler geliştirerek sürece entegre edilmesi hem nitelikli eğitim hem de toplumsal katkı sağlayan çok katmanlı bir etkileşim alanı yaratılması için faydalı olacaktır.
Öğrencilerin çalışmalara konu olan mahallelerde doğrudan gözlem yaparak yerel halkla iletişim kurmaları ve somut ihtiyaçlara yanıt verecek projeler geliştirerek sürece katılmaları mesleki gelişimlerini sahaya dayalı deneyimlerle pekiştirmelerini sağlayacaktır. Öğrenci çalışmaları aynı zamanda akademinin somut çalışmalara teorik destek verebilmesini ve üniversitelerin topluma katkı sorumluluğunu yerine getirmesi açısından da önemli olacaktır.
Bölgede Yapılabilecek Akademik Faaliyet ve Uygulamalara İlişkin Bilim Kurullarının Oluşturulması: Afet sonrası yeniden yapılanma süreçlerinde alınan kararların bilimsel temellere dayanması uzun vadede hem fiziksel hem de toplumsal dayanıklılığı artırmak açısından kritik önemdedir. Bu bağlamda, yerel yönetimler ve meslek odalarıyla işbirliği içinde ulusal ve uluslararası akademisyenlerin katkılarıyla oluşturulacak bir bilim kurulu planlama, tasarım ve uygulama süreçlerine rehberlik edebilecek nitelikte bir yapı olarak kurgulanmalıdır. Bu kurul özellikle Kahramanmaraş özelinde yürütülen imar faaliyetlerinde sadece mevcut durumu değerlendirmekle kalmayıp afet öncesi ve sonrası karşılaştırmalı analizler yapabilecek, sürdürülebilirlik, katılımcılık, mekânsal adalet ve dirençlilik gibi kavramları merkeze alan öneriler geliştirebilecektir. Aynı zamanda bilim kurulu yenilikçi yöntemlerin ve iyi uygulama örneklerinin tartışıldığı, disiplinlerarası bakış açısıyla şekillenen metodolojik çerçevelerin yerel bağlama uyarlandığı stratejik bir danışma birimi işlevi görebilecektir.
Yapılan İşleri Yaygınlaştıracak Akademik Çalışmalar ve İşbirliklerinin Teşvik Edilmesi: Afet sonrası yeniden yapılanma sürecinde ortaya konan uygulamaların kalıcı ve yaygın etkiler yaratabilmesi yalnızca sahadaki fiziksel müdahalelerle değil bu süreçlerin akademik düzeyde belgelenmesi, analiz edilmesi ve farklı bağlamlara aktarılabilir hale getirilmesiyle mümkündür. Bu kapsamda konferans süresince ele alınan katılımcı yaklaşımlar - ortak tasarım, ortak üretim ve ortak uygulama - sadece yerel düzeyde değil ulusal ve uluslararası akademik çevrelerde de görünür kılınmalıdır. Bu amaca yönelik olarak farklı üniversitelerden araştırmacılar, akademisyenler, lisans ve lisansüstü öğrencileriyle birlikte çalışılarak disiplinlerarası araştırma ortamları oluşturulmalı, tasarım stüdyoları ve alan çalışmaları ile desteklenen saha temelli deneyimler akademik bilgi üretimine dönüştürülmelidir. Böylece elde edilen bulgular bilimsel üretime konu edilerek literatüre katkı sağlamanın ötesinde benzer bağlamlarda yürütülecek projeler için örnek oluşturabilecek içerikler üretilecektir.
TARTIŞMA VE SONUÇ
Konferans kapsamında gerçekleştirilen çalışmaların uzun vadeli kentsel çalışmaları ve katılımcı süreçleri de olumlu yönde etkileyeceği görülmüştür. Dünyanın pek çok bölgesinde ele alınan tartışma konularının UN Habitat raporlarında da açıkça ifade edildiği gibi yaşanan afetlerin daha barışçıl ve katılımcı, tabandan beslenen projelerle desteklenmesi ve bu doğrultuda politikaların oluşturulması büyük önem taşımaktadır.
Konferans, afet sonrası yeniden yapılanma çabalarını ileriye taşıma hedefiyle gerçekleştirilmiş ve süreç odaklı bir yaklaşımla tamamlanmış, devam eden çalışmalar ile gelecekteki yaklaşımlar hakkında önemli ipuçları sunmuştur. Farklı disiplinlerden ve ölçeklerden gelen katılımcılar, kapsamlı ve nitelikli içeriklerin oluşmasına zemin hazırlamıştır. Konferans sonrasında atılan adımlar Kahramanmaraş'ın yeniden gelişim sürecinde gerekli olacak uluslararası işbirliklerinin oluşmasına katkı sağlamıştır. Bu işbirliklerinin gelecekteki ortak faaliyetlerin altyapısını oluşturacağı ve uzun soluklu bir üretim ortamının gelişmesine katkıda bulunacağı görülmüştür. Konferansta ortaya konan tartışmaların somut adımlara dönüşmesi ve yalnızca Kahramanmaraş için değil benzer riskler taşıyan diğer kentler için de yol gösterici olması beklenmektedir. Bu bağlamda pek çok sunumda ele alınan afet sonrası yeniden yapılanmanın yalnızca fiziksel bir süreç olmadığı aynı zamanda sosyal, kültürel ve yönetsel boyutlarıyla bir bütün olarak ele alınması gereken bir sosyal konu olduğu açıkça ortaya konmuştur.
Konferanstan çıkan önemli sonuçlardan birisi de yerel yönetimler, akademisyenler ve meslek odaları arasında kurulan diyaloğun bilgi paylaşımını ve ortak çözüme yönelik tartışmaları teşvik edecek nitelikte olması gerekliliğidir. Konferans sonrasında oluşturulacak işbirliği modellerinin yalnızca Kahramanmaraş'ın yeniden yapılanması için değil, benzer afet riski taşıyan tüm kentler için de bir örnek teşkil edeceği öngörülmüştür. Bu bağlamda katılımcı planlama, kültürel mirasın korunması, alternatif yapı teknikleri ve stratejik yönetişim gibi temalar gelecekteki uygulamalar için yol gösterici nitelikte olmuştur. Kahramanmaraş özelinde oluşturulmaya çalışılan bu çerçeve, toplumsal direnci artırabilecek işbirliğine dayalı çalışmaların ve kültürel mirasın korunmasına yönelik tartışmaların somut sonuçlara dönüştürülmesi amacıyla bir eylem planının hazırlanması, uygulanması ve bu bağlamda karar koyucu mekanizmaların gözden geçirilmesi için önemli bir adım olacaktır.
Bu konferans aracılığıyla alınan konular, kentsel dönüşüm ve afet sonrası yeniden yapılanma bağlamında uluslararası literatürde “Urban Living Lab (ULL)” (Kentsel Yaşam Laboratuvarı) olarak tanımlanan yaklaşımın temel ilkeleriyle önemli ölçüde örtüşmektedir. Akademi - yerel aktör işbirlikleri, sahaya dayalı tasarım önermeleri, alternatif malzeme ve yöntem araştırmaları ile topluluk odaklı yaklaşım üzerinden deneysel kentsel araştırma ortamı oluşturulmuştur. Bu bağlamda Kahramanmaraş, afet sonrası yeniden yapılanma sürecinde yenilikçi yöntemlerin gerçek zamanlı olarak test edilebildiği ve ortaklaştırılabildiği bir kentsel laboratuvara dönüşme potansiyeli barındırmaktadır.
NOTLAR
[1] UN - Habitat, “Risk Reduction and Rehabilitation”, (https://unhabitat.org/6-risk-reduction-and-rehabilitation). [Erişim:14.02.2026]
[2] United Nations, “Official Document System”, (https://documents.un.org/). [Erişim:14.02.2026]
[3] UN - Habitat, “Risk Reduction and Rehabilitation”, (https://unhabitat.org/6-risk-reduction-and-rehabilitation). [Erişim:14.02.2026]
[4] TMMOB Mimarlar Odası, “Yeniden Gelişen Kahramanmaraş: Afet Sonrası Kentsel Yeniden Yapılanma ve Dönüşüm Süreçleri Konferansı Sonuç Bildirisi”, (http://mo.org.tr/index.cfm?sayfa=belge&sub=detail&bid=14&mid=14&tip=0&Recid=15830). [Erişim:14.02.2026]
Bu icerik 13 defa görüntülenmiştir.