447
OCAK-ŞUBAT 2026
 
MİMARLIK'tan

  • Giriş
    Dosya Editörleri: Serbülent Vural, Selin Oktan



KÜNYE
ANMA

Türkiye’de Mimarlıkta Malzeme ve Teknolojileri Alanının Öncü İsimlerinden Biri: Prof. Dr. Erol Gürdal

Seden Acun Özgünler

İTÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erol Gürdal, Türkiye’de mimarlıkta yapı malzemesi ve teknolojileri alanında öncü, yol açıcı ve kalıcı izler bırakmış çok değerli bir bilim insanıydı. O, malzeme alanında adeta yaşayan bir kütüphane, büyük bir hafıza idi.

Uzun yıllar öğrencisi olma şansına eriştiğim hocamdan “şans” diye söz ediyorum; çünkü Erol Hoca yalnızca alanında son derece donanımlı bir akademisyen değil, bilgisini büyük bir mütevazılıkla paylaşan, etik değerlerden asla ödün vermeyen, örnek bir hoca ve örnek bir insandı.

İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nde Yapı Malzemesi Birim Sorumlusu ve Yapı Malzemesi Laboratuvarı sorumlusu olarak üniversitemize uzun yıllar emek vermiştir. Mimarların yalnızca tasarım yapan değil; aynı zamanda yapı malzemesi ve yapım teknolojileri konusunda da yetkin, teknik sorumluluk sahibi bireyler olması gerektiğini savunurdu; bu yaklaşımıyla sayısız öğrenci ve akademisyenin yetişmesine katkı sağlamıştır. Bu yönüyle gerçekten “hocaların hocası idi” demek yanlış olmaz.

Disiplinlerarası çalışmanın önemini her zaman vurgulardı, öğrencilerini ve meslektaşlarını bu yönde teşvik ederdi. Kendi akademik geçmişi de bu yaklaşımın güçlü bir örneğidir. 1956 yılında İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Jeofizik Bölümü’nü bitirmiş, ardından hidrojeoloji eğitimi almış; 1969 yılında İTÜ Mimarlık Fakültesi’nde mimarlık eğitimini tamamladıktan sonra Yapı Bilgisi Kürsüsü’nde asistan olarak yapı malzemesi alanındaki akademik çalışmalarına başlamıştır.

Doktora ve doçentlik çalışmalarını yapı alçıları, Türkiye alçıları ile lif katkılı ve perlit katkılı alçılar üzerine yapmıştır. Bunun yanı sıra doğal yapı taşları, sıvalar, alker - kerpiç, horasan harçları, beton ile ısı, su ve buhar yalıtım malzemeleri konularında çok sayıda çalışma ve yayına imza atmıştır.

Erol Hoca’ya göre, yapıda malzeme seçimi ve performans özelliklerinin değerlendirilmesi yalnızca mühendislerin değil, mimarların da temel sorumluluğuydu. Mimar; tasarladığı yapının malzemesini ve yapım teknolojisini de düşünen, malzemeyi yalnızca estetik değil, teknik özellikleriyle de kavrayan bir meslek insanı olmalıydı. Bu bakış açısını öğrencilerine büyük bir kararlılıkla aktarırdı.

Malzeme eğitiminin mutlaka uygulamalı ve laboratuvar temelli olması gerektiğini savunurdu; bu doğrultuda 1974 yılında, kürsünün diğer hocaları olan merhum Prof. Dr. Ruhi Kafesçioğlu ve merhum Prof. Dr. Nihat Toydemir ile birlikte İTÜ Mimarlık Fakültesi Yapı Malzemesi Laboratuvarı’nın kurulmasına öncülük etmiştir. Bu laboratuvar, Türkiye’de bir mimarlık fakültesi bünyesinde kurulan ilk yapı malzemesi laboratuvarı olma özelliğini taşımakta; bugün hâlâ birçok kurum ve kuruluşa destek vermeye devam etmektedir.

Yapı Malzemesi Laboratuvarı, yıllar boyunca lisans ve lisansüstü öğrencilerin yetişmesine, akademisyenlerin Ar - Ge projeleri üretmesine ve inşaat mühendisliği ile koruma - restorasyon alanları başta olmak üzere disiplinlerarası çalışmaların gelişmesine önemli katkılar sağlamıştır.

Disiplinlerarası çalışmalara verdiği desteğin bir diğer önemli örneği ise, Fakültemizdeki Koruma Laboratuvarı’dır. Merhum Prof. Dr. Ahmet Ersen ile birlikte “Malzeme ve Koruma” alanında öncü çalışmalar yürütmüş; tarihi yapılarda malzeme analizlerinin önemi ve yöntemleri konusunda hem üniversite bünyesinde hem de KUDEB gibi resmî kurumlarda laboratuvarların kurulmasına öncülük etmiştir. Çok sayıda tarihi yapının restorasyonunda malzeme uzmanı olarak bilim ve danışma kurullarında görev almış, yaşamının son anına kadar bilgisini paylaşmayı, öğrenci ve akademisyen yetiştirmeyi sürdürmüştür.

İTÜ’den emekli olduktan sonra da akademik yaşamdan kopmamış; İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi’nde, Mimarlık Bölüm Başkanlığı görevini üstlenerek bilgi ve deneyimini yeni kuşaklara aktarmayı sürdürmüştür. Bilimsel üretkenliğini, öğrencilerle kurduğu güçlü iletişim ve yol gösterici tutumuyla birleştirmiştir.

Prof. Dr. Erol Gürdal, çok yönlü, disiplinli ve vizyoner bir akademisyen olmasının yanı sıra son derece mütevazı, sakin ve ilkeli kişiliğiyle de örnek bir hoca olarak anılacaktır. Ardında yalnızca bilimsel çalışmalar değil; mimarlık eğitimine kazandırdığı yaklaşım, kurduğu laboratuvar altyapıları ve yetiştirdiği öğrenciler aracılığıyla sürdürülen güçlü bir akademik miras bırakmıştır.

Saygı, minnet ve özlemle…

Bu icerik 19 defa görüntülenmiştir.