| Mimarlar Odası Genel Merkezi |


                                                                                                                          

     haber listesi




   


Web Mail Oda-Mail Başvuru & Ayarlar


İnsan Kaynakları

Bilgi Edinme

İletişim



Kerpiç Gökdelenler Bin Yıldır Ayakta

11.03.2010
AKŞAM

Elazığ depreminde ölümlerin, evlerin kerpiç olmasından kaynaklandığı iddiaları yeni bir tartışma başlattı. Gazeteci Coşkun Aral soruların yanıtını Yemen'de aradı. Aral, Yemen'de bin yıldır ayakta duran yüksek katlı kerpiç binalar olduğunu hatırlattı

YÜZLERCE yıl önce tüccarların buluşma noktası olan Yemen, bu özelliğini çoktan yitirmiş durumda ama onu akıllara kazıyan doğal güzellikleri ve renkli kültürü, turizm getirileri için eşsiz bir fırsat yaratıyor.

Bizim için Yemen, gündelik hayatımızın içine kadar girmiş bir ülke. Kahveyle beraber andığımız bu ülkenin örnek almamız gereken bir özelliği var ki, tam da şu günlerde bahsedilmeye değer.

Geleneksel mimari yöntemlerinin gelir adaletsizliğiyle mayalandığında, ucuz yollu mimari ürünlerini doğurduğu ve bunun da depremle sarsılan Türkiye coğrafyasında nasıl sonuçlara yol açtığı ortada. Kerpiç mimarinin küçümsendiği, betonun kerpiçe ikame olarak gösterildiği şu günlerde, Yemen'in geleneksel mimarisine göz atmakta fayda var.
Yemen'in başkenti Sana dünyadaki diğer başkentlerden oldukça farklı. Deniz seviyesinden 2 bin 700 metre yüksekte olan bu şehirdeki binalar kerpiçten yapılmış. Su, kum ve saman karışımından yapılan kerpiçlerin üretiminde hala eski teknikler kullanılıyor. Kalıplara dökülüp 3 gün boyunca güneşin altında kurutulan balçık, sonunda kerpiç tuğla haline geliyor. Bu kerpiçten yapılan binaların suya ve rüzgara dayanıklı olması için duvarların üzerine her yıl yenilenmesi gereken koruyucu bir madde sürülüyor. Alçı taşı olarak da tanınan bu madde, Yukarı Mezopotamya bölgesinde yüzlerce yıldır kullanılıyor. Osmanlı'nın katkısı olan vitrayla süslendiğinde bu tip mimari eşsiz bir görsellik sunuyor.

Depreme Dayanıklı
Bakımı iyi yapılmış olan yaşlı binalarla yeni yapılanları ayırt edebilmek mümkün değil. Hepsi son derece dayanıklı görünüyor. İşte bu mimari yapı sayesinde Sana 1984 yılından beri UNESCO  Dünya Mirası Listesi'nde yer alıyor. Bizim kerpiç binalarımız ise orta şiddetli bir depremde yerle bir oluyor.

Tıpkı Sana gibi Şibam da Yemen mimarisinin karakteristik özelliklerini taşımakta. Baştan sona çamurdan yapılmış yüksek apartmanlarıyla bir gökdelen şehri olan Şibam'da yarım kilometrelik bir alanın içinde 500'e yakın yüksek bina var. 16. yüzyılda kurulmuş olan Şibam gökdelen mimarisinin temellerinin atıldığı yer.

Önemli Olan Bakımını Yapmak
Peki bu binalar hiç çökmüyor mu? Tabii ki, bu binaların da çökmesi söz konusu. Binlerce yıllık mühendislik ve mimari bilgisinden uzaklaşıldığında (sapla saman kerpice karıştırıldığında, dış cephe sıvaları her yıl yenilenmediğinde ya da çok varisli binaların bakım görmesinin mümkün olamadığı durumlarda burada da çökmeler yaşanıyor.  Ülkenin değişik bölgelerindeki teröre rağmen, Yemen geçtiğimiz ay İstanbul'da düzenlenen Emitt'te dev bir stand açacak kadar turizme ağırlık veriyor ve kerpiç evleriyle dünyaya kendini tanıtıyor.




Şu anda sitede " 28 " ziyaretçi bulunmaktadır. 15 Eylül 2003'ten itibaren " 1226937 " kişi ziyaret etti.